Kızıyor Karadeniz

Kuytularında Karadeniz’in,
Laz balıkçılar ve hamsileri
ağlar ve misinalar karışık,
Karadeniz karışık,
       balıkçılar yoksul ve neşeli;
bir kızın ellerinde gül dokuma,
pespembe yanaklarında 
ve kalbinin en derininde
kalbinin kuytuları karışık;
yari askerde
takmış da burjuvanın silahını beline
düşmüş kardeş avına

Lazlarım asimele edildiniz
Karadeniz
          dalgaların sömürülmekte;
kızıyor deniz
patlayacak
          patlayacak
fırtına kopacak
          kızıyor Karadeniz!

Büyük burunlu halkım,
büyük yürekli halkım
yedi denizin
yedi balıkçıları,
çay filizlerinin ve tütünün,
büyük sevdaların;
korkusuzca yaşayıp
cesurca ölmenin 
            ve hep şarkı söylemenin
            ve hep şen şakrak olmanın
            ve hep ve her şeye rağmen sevmenin
Karadeniz’im
eski göl, yeni denizim
tüm denizlerin en kızgını
en karası
en sevgilisi
uyanmalısın artık
dalgaların sömürülüyor
oğlanların,
            kızların öldürülüyor
kanıp da burjuvanın davullarına
silahını omuzuna takanda
yedi denize ağ atmaya değil
Kürde kurşun sıkmaya gönderiliyor

Kızıyor deniz
kızıyor Lazlarım
patlayacak
         patlayacak
fırtınalar kopacak
             kızıyor Karadeniz!


             	 O.K. (Savaştepe’den bir öğrenci)