Özgür Doğan

Kemalizmin Altı Oku ve Gerçekler

Özgür Doğan

CHP’nin meşhur altı oku, Milli Mücadelenin başarıyla sonuçlanmasının ardından kurulan ve 20’li yılların sonlarına doğru ancak pekiştirilebilen bir olağanüstü burjuva rejimin ideolojik dayanakları olarak sonradan imal edildiler. Kemalizme boyundan büyük bir anlam yükleyenlerin, onu anti-emperyalist bir hareket olarak değerlendirip, ona son derece abartılı bir ilericilik hatta solculuk atfeden sol çevrelerin temel yanılgılarından biri, Kemalizm denen program ya da ideolojinin, bir olağanüstü burjuva düzenin resmi ideolojisi olarak şekillendiğini görememektir.

Diyarbakır Aynasında Liberalizmin Acizliği

Özgür Doğan, 26 Nisan 2006

Kürt halkı savaş istemiyor, adil bir barış ve demokratik bir çözüm talep ediyor. Burjuvazinin bir kesimi onun tüm taleplerini boğmak isterken, diğer kesimi de ciddi bir adım atabilecek cesaretten tümüyle yoksun olduğunu ispatlamış durumda. Bunun anlamı, en azından görünür gelecek için haksız savaşın maalesef devam edeceğidir. Kürt hareketinin AB’den ya da liberal geçinen burjuvaziden beklentileri boşa çıkmıştır. Bu kilitlenmenin ortadan kalkmasının ve ister “düşük yoğunluklu” ister alevlenmiş haliyle olsun yürüyen haksız savaşın sona ermesinin tek yolu, Kürt halkının gerçek ve samimi tek müttefikinin, sonuna dek tutarlı tek demokrasi gücünün, yani devrimci işçi sınıfının ayağa kalkması ve Kürt emekçilerine yardım elini uzatmasıdır. Türkiye işçi sınıfı, Kürt halkının Newroz’da milyonlarla uzattığı bu barış elini tutmak zorundadır, aksi halde kendi kurtuluşu da mümkün değildir.

Troçki: Bolşevizm Geleneğinin Son Büyük Halkası

Özgür Doğan, 19 Ağustos 2003
Trocki2.gif

Bugün, dünya çapında sınıf mücadelesinin yeniden yükseliş eğilimi gösterdiği bir döneme giriyoruz. Aradan geçen bunca yıla rağmen, hâlâ Bolşevik geleneğin devamının garantisi olacak, Leninist örgüt anlayışını kendisine temel alan ve adını hak eden bir Enternasyonal’den, yani merkezi olarak örgütlenmiş bir devrimci dünya partisinden yoksunuz. Troçki’nin “hayatımın en önemli işi” olarak adlandırdığı yeni bir Enternasyonal’in inşası yarım kalmıştı. Yeni bir dünya partisi inşa edildiğinde, işçi sınıfı tarihinin en karanlık günlerinde bile nasıl bir inanç, kararlılık ve sabırla mücadele edilmesi gerektiğini yaşamıyla ortaya koyan Troçki’ye duyduğumuz minnet borcunu ödemiş, onun miras bıraktığı görevi tamamlamış olmakla kalmayacağız, dünyayı değiştirmenin aracını da yaratmış olacağız. İşte o zaman, Troçki’nin kanıyla da sulanan, mezarı başındaki kızıl bayrak daha bir gururla dalgalanmaya başlayacaktır.

15-16 Haziran Genel Direnişi

Özgür Doğan, 5 Haziran 2002

Bu büyük direnişin kanıtladığı gerçeklerin en başında şüphesiz işçi sınıfına önderlik edecek devrimci bir siyasal parti olmadıkça işçi sınıfının bu tür patlamalarının düzen tarafından her zaman savuşturulabileceği gerçeği gelmektedir. Lenin emperyalizm çağını proleter devrimler çağı olarak adlandırmıştı. Bu çağda işçi sınıfının kendiliğinden patlamaları her an olasıdır. Önemli olan bu tür patlamalar gerçekleştiğinde işçi sınıfına önderlik etme yeteneğinde ve gücünde bir devrimci partinin daha önceden inşa edilmiş olmasıdır.

Michael Moore’un Fahrenheit 9/11 filmi

Devrimcinin olmadığı yerde liberali muhaliften saymak

Özgür Doğan, 7 Eylül 2004

Bu filmi, eminiz ki, Türkiye'deki liberal yazar ve profesörler, ikiyüzlü barışsever aydın ve sanatçılar çok beğenecekler. Gülerek ve eğlenerek izleyecekler ve ardından övgüler birbirini izleyecek. Ellerinden gelse ABD'deki başkanlık seçimlerinde oy kullanmaktan onur duyacak burjuva ideologlarının bir kısmı Moore'un arkasından marşlar söylerken bir kısmı da ona sövgüler yağdıracak. Yeni Başkanın Türkiye kapitalizmine ne getirip ne götüreceğini tartışacaklar. Ve ardından her zaman olduğu gibi bu liberal gevezelikler, ince ince sol harekete ve işçi hareketine sızdırılacak. Çoğu durumda yaşandığı üzere, sol-liberaller ve sendikaları arpalık ve birer kariyer basamağı olarak gören birçok uzman ve akademisyen tayfası, bu sızdırma harekâtında başı çekecek. Ardından "Gelme Bush", "Kapıları kapatalım" vb. gibi soytarılıklar sol hareketin daha devrimci gözüken bazı kesimlerine de sızmaya başlayacak.

Özgürlüğün Santimetresi

Özgür Doğan, 1 Nisan 2005

... bugün Kürtçe üzerindeki yasakların koşulsuz ve sınırsız bir şekilde kaldırılması, Kürtçe eğitim ve öğretimin önündeki engellerin tümüyle kaldırılması, Kürtçe yayın yapan radyo ve televizyonun önünün açılması gibi konular, ezen-egemen Türk burjuvazisi tarafından değil, ezilen Kürt halkının mücadelesi tarafından gündeme getirilmektedir. ... Diğer ezilen ulusların mücadele tarihi gibi Kürt halkının gerek bu topraklardaki gerekse de Kürdistan'ın diğer bölgelerindeki mücadele tarihi de şu noktayı defalarca gözler önüne sermiştir: En güdüğünden en genişine böylesi kültürel haklar ancak mücadeleyle kazanılabilir, ve ayrılma hakkının elde edilmesi temelinde gerçek bir çözüme ulaşılmadığı sürece, bu tür kültürel haklar her daim ezen-egemen burjuvazinin tehdidi altındadır.

Kapitalist Devlet Mülkiyeti ve Özelleştirme

Özgür Doğan, 8 Kasım 2003

Sosyalizm adına hareket edenler, devlet mülkiyeti konusunda net bir Marksist tutum benimsemedikleri sürece, yalnızca işçi sınıfının tarihsel deneyimini yanlış değerlendirmekle kalmayacaklar, aynı zamanda en yakıcı güncel sorunlarda bile işçi sınıfını, burjuva ideolojisinin saldırıları karşısında savunmasız bırakmaya mahkûm olacaklardır.

Vietnam Korkutmaya Devam Ediyor Hâlâ

Özgür Doğan, 29 Mart 2003

Emperyalist güçlerin bölgede hedeflerine ulaşamaması ve hatta askeri hedeflerine planladıklarından daha geç ulaşmaları, ABD emperyalizmine karşı dünya çapında gelişen tepkinin daha da güç kazanması, dünya işçi sınıfının kendine güveninin daha da artması anlamına gelecektir. Evet, ABD burjuvazisi Vietnam sendromundan kurtulabilmiş değil. Bu sendromu tam bir paniğe çevirmek biz dünya işçi sınıfının elindedir. Ne var ki, bu sonucun elde edilebilmesi için, başta Amerikan işçi sınıfı olmak üzere dünya işçi sınıfının savaşa karşı mücadeleyi kendi sınıf mücadelesinin bir parçası olarak örgütlemesi, ona önderlik edebilmesi gerekir. Bu ise kaçınılmaz olarak bir kez daha işçi sınıfının uluslararası devrimci bir siyasal önderliğe olan ihtiyacının altını çizmemizi gerektiriyor.

İşçi Sınıfı ve Varoşlar

Özgür Doğan, 25 Şubat 2003

Bu yazıda, kendilerini komünist olarak nitelemelerine ve önceliği işçi sınıfı içinde çalışmaya vermelerine rağmen, işçi sınıfının örgütlerindeki ve büyük işyerlerindeki faaliyeti es geçip, varoşçuluğu savunanların yaklaşımlarını ele alıyoruz. Bu tür sabırsız solcuların işçi sınıfına yönelik değerlendirmeleri çeşitli farklılıklar taşıyor olsa da bu tür yaklaşımların üç ayağı var: İlkin, işçi sınıfının sadece fabrika işçileriyle sınırlı olmadığı vurgulanır, ki bu doğrudur. Ardından, sınıfın en dinamik kesiminin büyük fabrika ve işletmelerdeki işçilerden değil, küçük işletmelerdeki işçilerden oluştuğu ileri sürülür. Ve son olarak küçük işletmelerde çalışanların varoşlarda yaşadıklarından yola çıkarak devrimci faaliyetin temel ekseninin fabrikalardan varoşlara kaydırılması gerektiğinin propagandası yapılır. Yani fabrikalar ve büyük işletmeler değil, varoşlar kalelerimiz olmalıdır denilir.

Solcu Lafazanlık

Özgür Doğan, Ocak 2003

Sendikaların, sendikalı işçilerin ya da sendikal işleyişin, içinden geçilen dönemde ne durumda olduğunu saptamak, belli ayrımlara, farklılıklara işaret etmek üzere, çeşitli kavramları öne çıkartmak, ve buradan işçi örgütlerinde mücadele etme gereğine dönük sonuçlar çıkartmak başka bir şeydir, aynı kavramlara dayanarak sendikalar içinde devrimci komünist bir faaliyeti reddetmek ise bambaşka bir şey. Birinci tutum mücadeleden korkmayan devrimci proleter bir tutum iken, ikincisi mücadeleden kaçan küçük-burjuva bir tutumdan başka bir şey değildir.

HİNDİSTAN

Bir Ulusun Doğum Sancıları

Özgür Doğan, Kasım 1994

Marx ve Engels'in Hindistan'a yaklaşımlarını kendi tarihselliği içinde kavramak, Marksist teorinin diğer somut sorunlarda olduğu gibi bu konudaki açılımlarını da bilimsel açıdan inceleyebilmek için söz konusu değerlendirmelerin nesnesinin kendi iç hareketi içinde ele alınarak, onun çeşitli öğelerinin nasıl bir süreçten geçerek belirginleştiğini, geçmişte ve bugün ne olduğunu ortaya koymak kaçınılmaz yöntemsel bir zorunluluktur...

Ulusal Soruna Marx ve Engels'in Tarihsel Yaklaşımı

Özgür Doğan, 7 Aralık 1994

Bu yazıda yapmak istediğimiz şey, ulusal sorunun, dünya tarihinin önemli dönemeçlerinden biri olan 1848 Devriminde kendisini nasıl ve hangi bağlamda ortaya koyduğuna kısaca bakmaktır. Buna paralel olarak, 1848 Devrimindeki Slav hareketinin Marx-Engels ve Lenin tarafından nasıl değerlendirildiğine dayanarak, çarpıtılan bazı hususları netleştirmektir...

Emperyalist Savaş ve Marksist Tutum

Özgür Doğan, 12 Kasım 2001

11 Eylül, içine girdiğimiz yeni bin yılda yalnızca takvimlerde değil, sınıf mücadelesinin gidişatında da yeni bir sayfanın açıldığı bir gün oldu...