İzmir’de Bir Garip Miting

İzmir’den Marksist Tutum okuru bir işçi, 15 Eylül 2008

DİSK’in haftalar öncesinde İzmir’de yapılacağını ilan ettiği ve birçok sendika, sivil toplum örgütü ve partinin desteklediği “emek ve demokrasi mitingi” 13 Eylül günü Gündoğdu Meydanında yaklaşık 15 bin kişinin katılımıyla gerçekleşti. 12 Eylül’ün 28. yıldönümüne denk gelen ve kitlelere 12 Eylül karşıtı olarak tanıtılan miting adeta AKP’yi telin mitingi havasında geçti.

Suni Teneffüs Yetmez ki!

Kartal’dan Marksist Tutum okuru bir işçi, 19 Ağustos 2008

Bir işçi “kazayı rüyamda gördüm” diyor. Dün çığlıklar içinde uyandım ve işe gelmeye korktum. Nitekim akşam haberlerini izlediğimde arkadaşlarımın öldüğünü öğrendim. Orta yaşlı bir işçi cevaplayan olur mu diye aldırmadan “insan kobay olarak kullanılır mı” diye soruyor. Hayvanlara reva görülmeyeni biz işçilere uyguluyorlar. İnsan, kum torbası yerine konulur mu? Hâlâ şaşkın hâlâ dehşet içinde.

Katledilişlerinin 15. Yılında Canlar Aramızda

2 Temmuz 2008

Yüreği işçiden emekçiden yana olanlara yapılan her saldırı, emekçileri hedef alan her katliam, aynı akıbete uğruyor. Failler düzen güçleri tarafından korunup kollanıyor. Şurası çok açık ki, Sivas’ta yakılan canların hesabını, burjuva düzen güçleri değil, ancak örgütlü işçi ve emekçi kitleler sorabilir.

Tersanelerde Ölümlerin Nedeni Kapitalist Düzendir

Soner Güven, Haziran 2008

Eğer böyle giderse Tuzla tersanelerinde yaşanan iş cinayetleri hiç son bulmayacak ve her gün yeni bir işçi ve hatta günde birkaç işçi iş kazalarında ölüp gidecek. Bu sorunun çözümü adet yerini bulsun kabilinden komisyonlar kurmak, yani bozacının karşısına şahit olarak şıracıyı çıkartmak değildir. İşçi kitleleri, en başta da Tuzla havzasında çalışan işçiler, burjuvazinden veya onun Meclisteki temsilcilerinden medet umarak ölümleri durduramazlar.

1 Mayıs 2008’e Dair

Oktay Baran, Mayıs 2008

1 Mayıs 2008’de İstanbul’da yaşananlar, AKP karşıtı tüm kesimler tarafından şu ya da bu biçimde mahkûm edildi. AKP’nin anti-demokratik ve işçi düşmanı tabiatı bir kez daha ortaya çıktı. Sol hareketin birçok bileşeni, bu durumu “büyük bir politik kazanım ve zafer” olarak yorumladı. Ne var ki, AKP’nin teşhir olduğunu dile getirmekle sınırlı bir değerlendirme, işçi sınıfı hareketi açısından son derece yetersizdir, yanlışlara gebedir ve sorumluluktan kaçan bir anlama gelmektedir.

Sendika Bürokrasisinin Hain Rolü

Militan sınıf sendikacılığını savunan bir basın işçisi, 15 Mayıs 2008

Can Dündar’ın NTV’de hazırlayıp sunduğu “NEDEN” adlı tartışma programında geçtiğimiz günlerde 1 Mayıs mitingi konu edildi. Programa katılan Hak-İş başkanı Salim Uslu’nun sarf ettiği sözler, sendika bürokrasisinin işçi hareketi içindeki uğursuz rolünü açık bir biçimde gözler önüne seriyordu.

Tencere Dibin Kara, Seninki Benden Kara

İstanbul’dan Marksist Tutum okuru bir işçi, 20 Mayıs 2008

Bizzat darbecilerin sözcülüğünü yapan CHP’ye, geçmişini AKP’nin hatırlatması bizi şaşırtmasın. Atalarımız ne güzel demişler böyle durumlar için: “Tencere dibin kara, seninki benden kara” diye. Her iki tarafın boynuzlarının birbirine dolandığı bu dönemde böyle tablolarla daha çok karşılaşacağız anlaşılan. Bir de bu tabloyu tamamlayan bir MHP var ki ikiyüzlülükte diğerlerinden aşağı kalır yanı yok.

Tersane Patronları Kana Doymuyor!

Tuzla’dan Marksist Tutum okuru bir işçi, 19 Mayıs 2008

Tuzla tersaneler bölgesinde bulunan Selah Tersanesinde bir hafta arayla iki işçi iş cinayetine kurban gitti. Bölgedeki tersanelerde iş cinayetlerinin ardı arkası kesilmiyor. Tuzla’da patronlar adeta işçi kanıyla sermayelerine sermaye katıyorlar.

Militan Bir Sendikal Mücadele İhtiyacı

Oktay Baran, Nisan 2008

90’lı yılların ortalarından itibaren kıpırdanmaya başlayan Türkiye işçi hareketi, ‘99 depreminin ve 2000’lerin başındaki krizin ardından neredeyse tümüyle uykuya yatmıştı. Ama son dönemlerde grev ve işyeri direnişlerinde gözlemlenen bazı yükselişler, dünya işçi sınıfı ordusunun Türkiye bölüğünün de hareketleneceğinin işaretlerini vermeye başlıyor.

1 Mayıs 2008’in Ardından

Mayıs 2008

2007 ve 2008 1 Mayısları şunu çok net gösteriyor ki; “Taksim”, hem sendika bürokrasisinin günahlarını hem de sosyalist solun sınıfın geniş kesimlerinden ne denli kopuk olduğu gerçeğinin üzerini örtmek için kullanılan bir şal haline getirilmiştir. Meseleyi değerlendirmek için elimizdeki temel ölçüt işçi sınıfının mevcut bilinç ve örgütlülük düzeyidir. Bunu es geçen, hatta bunu değerlendirmesinin temeline oturtmayan her türlü yaklaşım niyet ne olursa olsun hafifliktir.

1 Mayıs ve Burjuva Demokrasisinin Sahtekârlığı

Gebze'den bir işçi, 3 Mayıs 2008

1 Mayıs öncesinde televizyonlarda biz işçileri korkutmak ve evlerimize hapsetmek için gösterilenlerin fazlasını o gün alanlara çıkan bizlere yaşattılar. Ne oldu yani, şimdi biz yaptıklarımızdan ve gelecekte de yapacaklarımızdan vaz mı geçmiş olduk?

İran’da Polis 1000 Grevci İşçiyi Kaçırdı!

15 Nisan 2008
bangladeşte ekmek isyanı

İran’da bir otomobil lastiği fabrikasında çalışan 2000 işçi, beş aydan uzun bir süredir ücretlerini alamadıkları için 9 Nisanda iş bıraktı. Kian lastik fabrikası işçilerinin başlattıkları bu grev 12 Nisanda İran polisinin saldırısına uğradı.

Artan Gıda Fiyatları Bangladeş’te de İşçileri Ayaklandırdı

15 Nisan 2008
bangladeşte ekmek isyanı

Artan gıda fiyatlarının işçileri giderek çok daha korkunç bir açlığa mahkûm ettiği Bangladeş’te, 12 Nisanda 20 bin işçi başkent Dakka sokaklarını işgal etti. Polisin biber gazı ve cop kullanarak dağıtmaya çalıştığı işçiler polisle çatıştı. Çok sayıda işçi polis kurşunuyla yaralanırken, protestolar durmadı.

Amerikalı Liman İşçileri 1 Mayıs’ta Savaşa Karşı İş Bırakacak

10 Nisan 2008

ABD’de liman işçilerinin örgütlü olduğu ILWU (Uluslararası Yükleme, Boşaltma ve Depolama Sendikası), Batı Yakası limanlarında çalışan işçilerin, 1 Mayıs’ta, Afganistan ve Irak’ta yürütülen savaşa ve işgale derhal son verilmesi için 8 saat iş bırakacağını duyurdu. Açıklamada, bu savaşın, işçi sınıfının çocuklarının ve Iraklı sivillerin hayatının petrol uğruna harcandığı emperyal bir savaş olduğu belirtilirken, 1 Mayıs’ta “barış yoksa iş de yok” şiarıyla çalışılmayacağı vurgulandı.

1 Mayıs’a Doğru

Bugün de burjuva siyaset arenasında it dalaşının kızıştığı bir atmosferde işçi sınıfını benzer bir duruma düşürmemek için sınıf devrimcileri tüm gayreti göstermelidirler. Bunun için birleşik, kitlesel, coşkulu, işçi sınıfının daha geniş kesimlerinde mücadele şevki uyandırmaya hizmet edecek bir 1 Mayıs hedeflenmelidir. 1 Mayıs tek bir gün olarak algılanmamalı, öncesinde anlamlı etkinlik ve örgütlenmelerle mümkün olduğunca geniş işçi kesimleri yaygın biçimde bilinçlendirilmeye ve harekete geçirilmeye çalışılmalı, sonrasında da 1 Mayısın enerjisiyle bu çabalar daha da pekiştirilmelidir. Bu iradeyle güçlü bir 1 Mayıs için kolları sıvayalım!

Newroz Ateşi

bir eğitim işçisi, 26 Mart 2008

Newroz İsyandır

Bostancı’dan bir kadın işçi, 24 Mart 2008
newroz

Korkunun ecele faydası yok, kan emici asalaklar! Kürt halkının haklı mücadelesi kazanana kadar devam edecek. Ve sizin sömürü düzeniniz elbet bir gün yerle bir olacak. Sizin cehenneme çevirdiğiniz Ortadoğu’ya ve bütün dünyaya barış işte o zaman gelecek.

Kadıköy’de Irak İşgali Protesto Edildi

16 Mart 2008
savaş karşıtı

Irak’ta 5 yıldır devam eden emperyalist işgali protesto etmek için İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonunun (İMOK) Kadıköy’de düzenlediği eyleme, meslek odalarının yanı sıra TKP, EMEP gibi sol partiler, bazı sendikalar ve çeşitli devrimci örgüt ve dernekler katıldı.

Kadıköy’de 8 Mart Mitingleri

İstanbul’dan bir Marksist tutum okuru, 9 Mart 2008
kadın mitingi

Birkaç yıldır farklı yaklaşımlar nedeniyle parçalı kutlanan 8 Mart, böylece bu yıl da yine parçalı bir şekilde kutlanmış oldu. 8 Mart’ın bir kadın eylemi olduğunu ve eyleme sadece kadınların katılması gerektiğini savunan gruplar, erkekleri tamamen dışlayan bir tutum sergiliyorlar.

DİSK 13. Genel Kurulunda Değişenler, Değişmeyenler

Berdan Güney

Bugün DİSK dâhil hiçbir sendikada işçiler sendikalarını denetleme hakkına sahip değiller. İşçiler sadece birer “oy” olarak görülüyorlar. İşçi sınıfını bağımsız sınıf çıkarları ekseninde örgütleyecek militan bir sendikacılık anlayışını yeşertmek, sendikaların tepelerinden gerçekleşmeyecektir. Bu ancak, işçilerin sendika tabanlarında, fabrikalarda ve işçi semtlerinde yorulmadan, sabırla yürüttükleri faaliyetler sayesinde yeşerebilecektir.

İş Cinayetlerine Karşı Örgütlü Mücadeleye!

Aydınlı’dan bir Marksist Tutum okuru

Alevi Derneklerinin Kadıköy Mitingi

İstanbul’dan bir işçi, 4 Şubat 2008
alevi miting1

Pir Sultan Abdal Derneği 3 Şubat günü Kadıköy’de “Öğretine, Onuruna, Özgürlüğüne Sahip Çık” mitingi düzenledi. Mitinge katılan dernekler ve çeşitli örgütler saat 13’te Tepe Nautilus önünde toplanmaya başladılar. Alevi dernekleri CHP ve DSP’yi korteje almadılar.

Sosyalist Basın Susturulamaz!

Emekli bir deri işçisi, 20 Ocak 2008

18 Ocak günü muhalif gazete ve dergi çalışanları Gazeteciler Cemiyeti önünde “Özgür Basın Susturulamaz” pankartı açarak bir basın açıklaması yaptılar.

Avrupa’da Sendikal Mücadele Hareketleniyor

Nazım Yıldırım, 22 Aralık 2007

2007 yılının son ayları Avrupa genelinde yaygın grevlere sahne oldu. Burjuvazinin işçi sınıfının bazı sosyal kazanımlarını hâlâ tam olarak elinden alamadığı ve bu nedenle de ısrarla her fırsatta reform adı altında saldırı paketlerini gündeme getirdiği Kıta Avrupa’sındaki pek çok ülkede, çalışma koşullarındaki sorunlar ve düşük ücretler gibi sebeplerle gerçekleştirilen grevlere milyonlarca işçi katıldı.

Burjuvazinin Hâkimiyetinde Bir Türk-İş Genel Kurulu

Türk-İş Genel Kurul delegesi bir işçi, 10 Aralık 2007

Türk-İş Genel Kurulunu değerlendiren bu mektubu, Türk-İş Genel Kurul delegesi bir işçiden aldık.

Êdi bes e! Artık Yeter!

Kartal’dan Marksist Tutum okuru bir işçi, 10 Aralık 2007
edi bese

40’a yakın demokratik kitle örgütünün DTP öncülüğünde İstanbul Çağlayan’da gerçekleştirmek istediği “Emperyalizme, Irkçılığa ve Şovenizme Karşı İşçilerin Birliği, Halkların Kardeşliği” mitingine İstanbul Valiliği izin vermedi. Valiliğin bu tutumunu protesto etmek üzere 9 Aralık Pazar günü DTP Kartal ilçe binasının önünde yapılan basın açıklamasında, “emperyalizme, ırkçılığa ve şovenizme karşı emekçilerin, işçilerin, halkların kardeşliği ve birlikteliği için, operasyonlara, F tipi hücre cezaevlerinde yapılan baskı ve tecride son verilmesi, Kürt sorununun demokratik temellerde çözülmesi” istendi.

Türk-İş Genel Kuruluna Giderken

Çiğdem Kozlu

Türkiye’nin en büyük işçi sendikaları konfederasyonu olan Türk-İş, sendika genel merkezlerinin gerçekleştirdiği genel kurulların ardından, 6-9 Aralık tarihleri arasında 20. Olağan Genel Kurulunu yapacak.

Baskılara Karşı Sınıf Dayanışmasını Yükselt!

İstanbul’dan Marksist tutum okuru bir işçi

Gün geçmiyor ki Türkiye’de anti-demokratik, baskıcı ve keyfi uygulamalara bir yenisi eklenmesin. Devrimcilere ve öncü işçilere yapılan baskılar gözaltına almalar ve tutuklamalar alışıldık bir tablo haline geldi.

Telekom patronlarından yalanlar silsilesi

Ankara’dan bir Marksist Tutum okuru, 27 Kasım 2007

Telekom İşçileri Valiliğe Yürüdü

16 Kasım 2007
telekom

Telekom grevinin 29. günü olan 14 Kasımda, Türk-İş ve KESK’e bağlı çeşitli sendikaların şube yöneticileri, çeşitli kitle örgütlerinden gelen işçi ve emekçiler ve İstanbul Üniversitesinden öğrenciler, Telekom işçileriyle birlikte Beyazıt Meydanında toplanarak İstanbul Valiliğine yürüdüler.

Sermaye Medyası ve Telekom Grevi

Ankara’dan bir üniversite öğrencisi

Novamed Grevi Bir Yılı Aştı

UİD-DER

Antalya serbest bölgede bulunan Novamed fabirkasında süren grev birinci yılını aştı. Sendikalaşma ve grev mücadelelerinin neredeyse dibe vurduğu bir dönemde, mücadeleye atılan Novamedli işçiler umut oldular. Sermayenin saldırılarının yükseldiği günümüzde, fabrikalarda da adeta olağanüstü şartlar hâkim oldu.

Burjuvazinin Saldırılarının ve Şovenizmin Kıskacında Telekom Grevi

Ekim 2007

16 Ekimde başlayan Türk Telekom grevi, burjuvazinin saldırılarının ve yükseltilen şoven dalganın kuyruğuna takılan Haber-İş yönetiminin kıskacına sıkışmış bulunuyor.

Mısır İşçi Sınıfı Yeniden Hareketleniyor

Berdan Güney, Ekim 2007

Mısır işçi sınıfı, tarihinin en hareketli dönemini yaşıyor. 2006 yılının Aralık ayında başlayan ve etkisi genişleyerek yayılıp Mısır’ı sarsan grev dalgası geçtiğimiz ay tekrar canlandı.

12 Eylül’den Günümüze İşçi Hareketinin Durumu

Utku Kızılok, Eylül 2007

12 Eylül 1980 askeri faşist darbesi, Türkiye işçi sınıfı tarihinde pek çok yönüyle özel bir yer tutmaktadır. Faşizmin en doğrudan sonucu, 1960’ların ikinci yarısında başlayan ve 12 Mart darbesine rağmen durdurulamayan devrimci yükselişi durdurması ve işçi sınıfının siyasal ve sendikal örgütlülüğünü dağıtmasıydı.

İçerik yayınları

Son Yayınlananlar