Suçluyuz biz de…


Metin Turan,

Bir işçi

Bir emekçi

Bir can…



Metin Turan,

Sabahın köründen

Gecenin karanlığına

Hep çalışan

Çok çalışan, çok yorulan

Yarı aç, yarı tok

Yaşamaya çalışan…



Hiç tanımadım, görmedim yüzünü

Ellerinin sıcaklığını hissetmedim

Binlerce, milyonlarca 

Adsız sansız, örgütsüz işçiden biri.

Öldüğüyle kalmamış,

Boynuna takılan iple

Karanlık ve bu ülkeyi ve de dünyayı kirletenlerin

emelleri kadar kirli olan sulardan çıkarılan

o masum bedeni

bağlanıyor bir geminin omurgasına

bir daha

bir daha

yeniden, yeniden

öldürüyorlar.



Cansız bedenleri asıyorlar,

Cesetlere saldırıyorlar.

Et yiyorlar, kan içiyorlar,

Doymuyorlar, kanmıyorlar,

Durmuyorlar, saldırıyorlar.

Ağızlarında salya,

dişlerinde insan eti

kan içiciler, et yiyiciler!

Hani allahınız vardı,

Hani vicdanınız nerede?

Hani etle tırnaktık,

Hani hepimiz birdik

Hani kardeştik hepimiz.

Yoksa bu mu kardeşliğiniz?

Tırnak kesilir, et kurtulur mu?



Ey para babaları!

Şahinler, can alıcı kuşlar!

Bir gün çok derinden

kesilirse tırnaklar,

kardeşliğinizin bedeli

kangrene teslim etmektir

bütün bedeni…



Boynunda bir ip,

Şişmiş bütün bir beden

Yuvalarından fırlamış

bomboş bakan gözler,

kararmış, morarmış dudaklar,

hayatının baharında…

Hiç tanımadım, hiç görmedim seni.

Ölmesen ismini de duymayacaktım.

Cenazen toprağa verilirken

yanında olamayacağım.

Ama yaşarken kardeşim

seni tanımayı

ve kavganı büyütürken

sana omuz vermeyi

çok isterdim.

Sen ellerinle hayatı yaratırken

Ete, kana ve paraya doymayanlar

Seni, beni onu, bizi, sizi, hepimizi

Önce yok edip,

Sonra takıp siyah gözlüklerini

İçlerinden göbek atarken

Romantik timsah gözyaşları da dökerler.

Kırılma ama onlar kadar

Suçluyuz biz de.







            Samandıra’dan Marksist Tutum okuru emekli bir esnaf