Unutturamazlar!

Acılar diridir

Yaşamın her anı

Anımsanışıdır kahpeliğin

Silemezler!

Umutlar diridir

Acının her anı

Kalıntısıdır umudun

Koparamazlar!

Sevgin diridir, ey yoldaş

Emeğin yüceliği 

Ellerinin sıcağı

Müjdesidir mutluluğun

Yıkamazlar! Çalamazlar!

Devrim diridir

Kavganın her anı 

Habercisidir özgürlüğün

Çalamazlar! Alamazlar!

Yoldaşlığımız diridir

Kendimizi arayışımızın her anı

Çoğaltır direnci

Özgürleştiğimizdir her çelişki

Geriletemezler!

Gelecek, günler

Bizim için, ey insanlık

Doğacak güneş

Her gün yeniden çoğalır gibi.

  

                                              2002

                                              Mahabad



istiyorum

daha çok özgür

olmak insan

olunması gerekeni istiyorum

ölüm

soğuk odalar, açlık

sinsice gelmesin

savaşmak ölüme

istemek istiyorum

olmamak istemeksiz

gülüşmeksiz

gözlerinsiz

olmamak sensiz

başlamalı

ya şimdi ya şimdi

başlamak istemek geleceğe

anlatmak istemek çocuklukları

uçurtmaları anlatmalı

çocukları, çocuklara

anlatabilmek, bilmek

işgal, kan, zulüm

düşleriyle çocukların, düşleriyle

görebilmek, bilmek

kırların atlarını, saraylarını

sarmalarını

gülüşmekler, paylaşmaklarını

savaşmalı barışa

savaşmak istemek eşitliğe

mutlu yüzler

özgürlük ve tokluk

insanıllaşmak istemek

istemek daha çok

istemek istemek

özel mülkiyetsiz, kârsız

sömürücüsüz, kan emicilersiz

her yer aydınlık olmak

sonsuzluk, tutunmak

değişim, sen ve biz

ve sosyalizm diyebilmek..



                                              2003

                                              Mahabad







Soyunan toprağın ışıkla dansına yakın

Kendini dinamitleyen yaşam sevinci gibi

Kadınsı bir telaşla ayağı çıplak koşmak

Tetikteki parmak izlerinden düşmek yola

Kuşatılmış kentlerin sokak aralarından

İşgal edilmiş çocukluklar yaşamış gibi

Direniş şarkılarıyla gencecik savaşmak özgürlüğe

Gözlerindeki ışıkla geçmek karanlığı

Sıkılan ilk umutla yürümek geleceğe.



                                                2003

                                                Mahabad









son öpücüklerin kıvılcım aldığı

serüvenlere açılan yollara

sere serpe uzanan

zayıf, çıplak geleceğini

kurtarmak için çıktığında savaşına,

açlığa bulanmış düşlerde

sessiz bir ürpertiyle

içine düşüyorsun kendinin

acılarını örgütlemek için

ta yüreğinin maden ocaklarına,

kin ve öfkeyi

ve de bir bütün hayatı

ödünç alarak madenci cesaretinden

feryatlar arasından

fırtınaları sarıyorsun kopan büyük açlığın dalgalarına.



                                                1999

                                                Mahabad







kapatıp gözlerimi

sırdaşı olduğun

sıra dışı uzak yolculuklara,

upuzun bir iç çekişle 

tarihin acı nefesine katıyorum iniltilerimi,

kavruk dudaklarının arasında

yüzünün derin yarıklarında

labirentinde açılıyorum direncime..

en kanlı savaşların 

en zorlu ölümlerinin acı duyuşlarında

bir nefeslik dinlence 

oluveriyor hayat

kapatıp gözlerimi

yüreğimi açtığım yerinde

halkların gözlerinin karadeliklerinde

geri dönemediğim..



                                                2001

                                                Mahabad







sakınmalı mı gözlerinden

kırılganlığında bu sokakların,

tarihsiz ve sahipsiz yalnızlıklar içinde

ve satınalınmadık bir şeyler

sıcacık gülüşün ve selpakçı çocuklar

ürküntüsünde karanlığın..

çıldırtan bakışlar, gecede

sakınmalı mı korkunç derinliğinden bakışlarının

yoksunluğunda çıplak gecenin

yıldızsız ve aysız tedirginlikler içinde

ve gidilmedik yakınlar gibi bir şeyler

sıcacık gülüşün ve selpakçı çocuklar

ürküntüsünde barbarlığın..





                                                2002

                                                Mahabad





Tıkanık ve boğumlu 

sessizlikler içinde

çıldırtan bakışlarından

kefensiz ölümlerin asılı durduğu

kımıltısız

derin çizgili yüzlerindeki acı

coşkunlaşır

kulaklarda çınlayan feryatların sarındığı

düşlerin çocuk gülüşlerinin umutlarında

ağıtların yaşamı örgüleyen direnişçi sevdaları gibi

coşkunlaşır

sıradağlar boyunca yankılanan

ve bir tomurcuğun 

içine kadar işleyen

çığlık çığlığa

zamanı titreten iniltilerin renklenişinde

karşı koyuşların sıradağlarında

savaşçıların kokladığı

umut çiçeklerindeki gibi

coşkunlaşır

geçmişin mirasçılarının

geleceğin emanetçilerinin

zamanın unutkan dilsizliği içinde

gelişleriyle

yıkık duvarlarıyla

yenik düşmemiş kalelerden

direnen sevdalarıyla

ve ellerinde 

emeklerinin hasadı

alınlarında

daha taptaze namuslarıyla

gelişleriyle

ovalara, kırlara

dağlara

kentlere, sokaklara

fabrikalara..

coşkunlaşır 

gelişleriyle..



                                              1999

                                              Mahabad









gözlerinde

yitip gitmemek anlık duygularda

gülüşümüz yankılanmadan

hayatın bütün yoksul sokaklarında,

üşüyen bir yerlerimizi bırakmalı

ellerimiz tutuşurken sıcağında

boyacı çocukların uykularına yakın

ve gördükleri düşler kadar mavi

asi ve öfkeli iyimserlikleriyle kıpkızıl



                                              2002

                                              Mahabad