Bugün, dünya çapında sınıf mücadelesinin yeniden yükseliş eğilimi gösterdiği bir döneme giriyoruz. Aradan geçen bunca yıla rağmen, hâlâ Bolşevik geleneğin devamının garantisi olacak, Leninist örgüt anlayışını kendisine temel alan ve adını hak eden bir Enternasyonal’den, yani merkezi olarak örgütlenmiş bir devrimci dünya partisinden yoksunuz. Troçki’nin “hayatımın en önemli işi” olarak adlandırdığı yeni bir Enternasyonal’in inşası yarım kalmıştı. Yeni bir dünya partisi inşa edildiğinde, işçi sınıfı tarihinin en karanlık günlerinde bile nasıl bir inanç, kararlılık ve sabırla mücadele edilmesi gerektiğini yaşamıyla ortaya koyan Troçki’ye duyduğumuz minnet borcunu ödemiş, onun miras bıraktığı görevi tamamlamış olmakla kalmayacağız, dünyayı değiştirmenin aracını da yaratmış olacağız. İşte o zaman, Troçki’nin kanıyla da sulanan, mezarı başındaki kızıl bayrak daha bir gururla dalgalanmaya başlayacaktır.