Emperyalist Savaşlara Hayır 
  • Minare Yasağı, İslamofobi ve Görevlerimiz --- 1 Ocak 2010
  • Emperyalist Savaş Kazanında TC-Pakistan İlişkileri --- 1 Aralık 2009
  • Berlin Duvarı’nın Yıkılmasından Kapitalizmin Tarihsel Krizine --- 1 Aralık 2009
  • Türkiye’nin Alt-Emperyalist Açılımları --- 1 Kasım 2009
  • Irak’tan Afganistan’a Obama’nın “Yumuşak Güç”ü --- 1 Eylül 2009
  • Emperyalist Planlar Kafkasya’ya Barış Getiremez --- 1 Haziran 2009
  • Emperyalist Savaşın Ateşi Pakistan’ı da Yakıyor --- 1 Haziran 2009
  • NATO’nun Naturası --- 2 Mayıs 2009
  • G-20 Zirvesi ve Çatışan Emperyalist Çıkarlar --- 1 Mayıs 2009
  • Obama’nın Ziyareti ve Emperyalist Planlar ---
  • 60. Yılında NATO Kadıköy’de Protesto Edildi --- 5 Nisan 2009
  • Emperyalist Savaş Makinesi Körükleniyor --- 1 Mart 2009
  • Burjuva Devletlerin İkiyüzlülüğü --- 2 Mart 2009
  • Çalınan Yaşamlar --- 4 Mart 2009
  • Davos’ta Zirve Yapan İkiyüzlülük --- 12 Şubat 2009
  • Erdoğan’ın Davos Çıkışı --- 6 Şubat 2009
  • Emperyalist Savaşlara Karşı İşçi Cephesini Oluşturalım! ---
  • Sendikaların Savaşa Karşı Tutumları --- 16 Ocak 2009
  • Ankara’da Devrimcilere Yönelik Polis Saldırısı --- 17 Ocak 2009
  • Filistin Halkı Kazanacak --- 18 Ocak 2009
  • Antakya’da İsrail Saldırısı Protesto Edildi --- 10 Ocak 2009
  • Diller Dağından Emperyalist Paylaşım Alanına --- Kasım 2008
  • TC Burjuvazisinin Kafkasya Atağı --- Ekim 2008
  • Boğazlar Savaş Yolu Olurken --- Ekim 2008
  • Emperyalist Kutuplar Belirginleşiyor ---
  • Uzak ve Yakın Tarihin Prizmasından Yansıyan Gerçekler --- 1 Ekim 2008
  • Asalaklar Kana Doymak Bilmiyor --- 1 Ekim 2008
  • Karadziç Yetmez, Emperyalistler de Yargılanmalı! --- 1 Eylül 2008
  • Emperyalist Paylaşımın Yol Açtığı Büyük Trajedi --- Eylül 2008
  • Kadıköy’de Barış Mitingi --- 1 Eylül 2008
  • Emperyalist Savaşın Kafkas Cephesi Alevleniyor! --- 22 Ağustos 2008
  • Son Gülen İyi Güler --- 26 Mayıs 2008
  • Kadıköy’de Irak İşgali Protesto Edildi --- 16 Mart 2008
  • Emekçi Kadınlar ve Emperyalist Savaşlar ---
  • Fotoğraflarla Emperyalist Savaşın Dehşeti --- 10 Mart 2008

  • Minare Yasağı, İslamofobi ve Görevlerimiz

    Oktay Baran, 1 Ocak 2010

    Enternasyonalist komünistler, bu tür uygulamalar karşısında ilkeli bir mücadele yürüten, sonuna kadar tutarlı demokratlardır aynı zamanda. Bizler her türlü dinsel, etnik, ırksal ve cinsel ayrımcılığa karşı mücadele ederiz. Günümüzde, gerek ulusal gerek bölgesel gerekse de uluslararası gelişmeler, komünist hareketin dine, laiklik ve inanç özgürlüğü sorununa ilişkin doğru tutumlar sergilemesinin önemini kat be kat arttırmıştır. Böylesi bir tutumu ortaya koyabilmek ve bunu emekçi kitlelere mücadele içinde kavratabilmek içinse, her şeyden önce sosyalist hareketin kendisini milliyetçilikten ve Kemalist laiklik anlayışından özenle arındırması gerekiyor.

    Emperyalist Savaş Kazanında TC-Pakistan İlişkileri

    Selim Fuat, 1 Aralık 2009

    ABD emperyalizmi “Büyük Ortadoğu Projesi” çerçevesinde öngördüğü değişimlerin hayata geçeceği koşulları oluşturmak için Pakistan’ı istikrarsızlaştırma sürecine tam gaz devam ediyor. ABD’nin basıncıyla başlatılan Svat Vadisi operasyonlarının ardından Pakistan’ı da tıpkı Irak ve Afganistan gibi emperyalist savaşın ateşi sardı. Her birinde onlarca insanın öldürüldüğü bombalı saldırılar süreklileşmeye başlarken ülkenin siyasi atmosferi de gerildikçe geriliyor.

    Berlin Duvarı’nın Yıkılmasından Kapitalizmin Tarihsel Krizine

    Utku Kızılok, 1 Aralık 2009

    Berlin Duvarı’nın yıkılışı 20. yılında şaşaalı bir şekilde kutlandı. “9 Kasım 1989’da duvarın yıkıldığına kim yerinde tanıklık etti” yarışına giren burjuva devlet başkanları ve kapitalist düzen ideologları, 20. yıl gösterilerinde de boy göstermek üzere Berlin’e koştular. 20. yıl vesilesiyle suni bir şekilde oluşturulan Berlin Duvarı’nın temsili olarak bir kez daha yıkılmasına Leh Walessa ve Mihail Gorbaçov liderlik etti. Böylece Berlin Duvarı üzerinden güya sosyalizm bir kez daha yıkılmış oldu.

    Türkiye’nin Alt-Emperyalist Açılımları

    Utku Kızılok, 1 Kasım 2009

    Bugün dünyayı saran kriz ve başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın birçok bölgesine sıçrayan emperyalist savaş alevleri, kapitalist düzende kalıcı barış ve huzurun neden bir aldatmaca olduğu gerçeğini de gözler önüne sermektedir. Ama dünyaya gerçekten de barış ve huzur getirmek, ezilen uluslara özgürlük tanıyarak halkların kardeşliğini sağlamak, tüm ülke sınırlarını ortadan kaldırmak ve sınıfsız sosyalist bir medeniyete giden sürecin önünü açmak olanak dâhilindedir. Bunu da ancak işçi sınıfı ve onun devrimci iktidarı başarabilir. Bölge işçi sınıfının enternasyonalist birliğini sağlamak ise, bu hedefte önemli bir mesafe kaydetmek anlamına geliyor.

    Irak’tan Afganistan’a Obama’nın “Yumuşak Güç”ü

    Kerem Dağlı, 1 Eylül 2009

    Süregiden hegemonya yarışı ve emperyalist paylaşım kavgasında ABD emperyalizminin çıkarlarını temsil eden ve Bush döneminde yürürlüğe konmuş olan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), tüm aksaklıklara ve revizyonlara rağmen devam ediyor. Obama da, hakkında yaratılmaya çalışılan tüm yanılsamalara rağmen, bu emperyalist projenin uygulayıcılarından biridir ve bu gerçeklik her geçen gün daha da ayan beyan ortaya çıkmaktadır.

    Emperyalist Planlar Kafkasya’ya Barış Getiremez

    Kerem Dağlı, 1 Haziran 2009

    Emperyalist planların hayata geçmesi, zaten varolan sorunlara yeni sorunlar ekleyecektir. Bu planlar, halkların kendi kaderlerini tayin etmesine dayalı çözümler içermediklerinden, getirilen her çözüm son tahlilde suni ve tepeden kalmaya mahkûmdur ve geçici olacaktır. Ayrıca emperyalist-kapitalistlerin arasındaki çıkar çatışmalarının sonu da olmadığından, her daim yeni sorunlar kışkırtılacak ve halklar birbirine düşürülmeye çalışılacaktır. Yıllarca özerk olarak varolmuş ve sonra da bağımsızlığını ilan etmiş Dağlık Karabağ’ın, Ermenistan dâhil hiçbir ülke tarafından tanınmamış olması buna örnektir. Güya sorunun çözümü amacıyla taraflar bir araya gelmekte, ABD, Rusya, Fransa gibi emperyalist güçler işin içine burunlarını sokmakta, ama halkların talepleri kaale alınmamaktadır.

    Emperyalist Savaşın Ateşi Pakistan’ı da Yakıyor

    Selim Fuat, 1 Haziran 2009

    Emperyalist savaş genişler ve derinleşirken daha şimdiden milyonlarca insanın ölmesine ve sefalete sürüklenmesine yol açmaktadır. Afganistan ve Irak’tan sonra şimdi de Pakistan emperyalist savaş cenderesinin içine düşmüştür. Emperyalistler Pakistan’ı kendi planlarını uygulayabilmek için istikrarsızlaştırırken, bunun ceremesini de işçiler ve yoksul köylüler çekmektedir.

    NATO’nun Naturası

    Selim Fuat, 2 Mayıs 2009

    NATO kapitalist sistemin küresel bir örgütüdür. Kapitalizmin küresel diğer örgütleri gibi üyesi olan tüm kapitalist devletler için de dışsal değil içsel bir olgudur. Örneğin TC ordusu NATO’nun ikinci büyük ordusudur. Bu gerçeklik apaçık ortadayken içerdeki NATO’yu es geçip NATO’yu dışsal bir olguya indirgeyenler işçi sınıfını milliyetçilikle zehirlemeye çalışmaktadırlar. Oysa NATO’ya karşı mücadele etmek demek, en başta ordusuyla devletiyle kendi burjuvazisine karşı mücadele etmek demektir. İşçi sınıfı devrimcilerinin bu konuda öne çıkartmaları gereken slogan şudur: Dışarıda arama NATO zaten içeride!

    G-20 Zirvesi ve Çatışan Emperyalist Çıkarlar

    Kerem Dağlı, 1 Mayıs 2009

    Dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 80’ini temsil eden 20 ülkenin katıldığı G-20 zirvesi, geçtiğimiz Nisan ayı başlarında Londra’da toplandı. Ana gündem maddesi, “büyüme, istikrar ve istihdam”dı. Burjuva iktisatçılar ve politikacılar toplantıyı, “küresel krize karşı mücadelede en önemli girişim” olarak lanse ettiler. Hatta kapitalizmin gidişatının pek de hayırlı bir yöne doğru olmadığını gören kimileri, sistemin bekasının tehlikede olduğu uyarılarını yaparak, zirveyi “son fırsat” olarak değerlendirdiler.

    Obama’nın Ziyareti ve Emperyalist Planlar

    İlkay Meriç

    İster Ortadoğu olsun ister Balkanlar, ister Kıbrıs olsun ister Kafkaslar, tarihsel deneyim, emperyalist planların halklara barış ve huzur getiremeyeceğini sayısız kez kanıtlamıştır. Halklar arasındaki kardeşleşmeyi ancak işçi ve emekçi sınıflar iktidarı kendi ellerine alarak gerçekleştirebilirler. Ancak o zaman tüm sınırları yıkıp, dünyanın bütün zenginliklerini insanlığın hizmetine sunabilirler. Hiç kimsenin açlık çekmeyeceği, işsiz kalmayacağı, köle gibi çalışmaya mecbur olmayacağı, kısacası insanın insanım diyebileceği ve insan gibi yaşayacağı barış ve kardeşlik dolu bir dünya için isyan ateşini körükleyelim!

    60. Yılında NATO Kadıköy’de Protesto Edildi

    5 Nisan 2009

    4 Nisanda demokratik kitle örgütleri, sosyalist çevreler ve sendikaların katılımıyla NATO Kadıköy’de protesto edildi. Tepe Nautilus ve eski Et-Balık Kurumu önünde toplanan eylemciler iki kol halinde İskele Meydanına yürüdüler. Yürüyüş sırasında kortejlerin önünde NATO Karşıtı Birlik imzalı “60 yıllık suç örgütü NATO Dağıtılsın!” ortak pankartı taşındı.

    Emperyalist Savaş Makinesi Körükleniyor

    İlkay Meriç, 1 Mart 2009

    değerlendirenlerin egemenliğinin cisimleştiği kapitalizmden insanlık adına en ufak bir hayır beklenebilir mi? “Hamburger” satmak için bombardıman uçaklarını seferber etmekten çekinmeyen böylesi korkunç bir sömürü sisteminin barışçıl olmasını ummak mümkün müdür? Emperyalizm çağıyla birlikte tarihsel olarak tüm ilerici misyonunu yitirip toplumsal yaşamı çürüten kokuşmuş kapitalizmden, barış, demokrasi, özgürlük ve vicdan bekleyenler, son bir asırda milyarlarca insanın bizzat bu sistemin yarattığı felâketlere kurban edilmelerine göz yuman ikiyüzlülerdir.

    Burjuva Devletlerin İkiyüzlülüğü

    Soner Güven, 2 Mart 2009

    Burjuva devletlerden ve onların sözcülerinden medet ummak saflık olur. Burjuvazinin temsilcilerinin ezilen ve katledilen halkları koruyormuş havalarında esip gürlemeleri tam anlamıyla bir ikiyüzlülüktür.

    Çalınan Yaşamlar

    İ. M., 4 Mart 2009

    Kapitalist sistemin sigortaları attıkça gerçek yüzü daha da açığa çıkıyor. Tüm dünyayı sarsan ekonomik bunalımın faturası ezilen ve sömürülen kitlelere kesiliyor. Açlığa, yoksulluğa, işsizliğe terk edilen emekçi kitleler yaşamla ölüm arasında ince bir çizgide bulunuyorlar. Her geçen gün istatistik verileri işsizliğin, açlığın, yoksulluğun arttığını gösteriyor. Kapitalist sistemin içine girdiği kriz ve emperyalist savaşlar nedeniyle birçok insan ölüm kalım mücadelesi veriyor.

    Davos’ta Zirve Yapan İkiyüzlülük

    İsmail Karagil, 12 Şubat 2009

    Burjuva politikacıların işi kendi sınıflarının çıkarlarını korumaktır. Bir avuç asalaktan ibaret olan emperyalist güçlerin tüm dünyada yol açtığı acılar, döktükleri kanlar milyonlarca emekçinin haklı tepkisine neden olmaktadır. Bu tip tepkilerin yükseldiği durumlarda bazı burjuva liderler, kitlelerin öfkesini yatıştırma görevini üstlenirler. Çünkü işçi-emekçilerin öfkesi örgütlü bir güce dönüşürse, sadece silah anlaşmalarını değil, tüm burjuva düzeni yerle yeksan edebilecek bir potansiyele sahiptir. Erdoğan’ın Peres’ten hiçbir farkı olmadığını, burjuva liderlerin Ortadoğu halklarına kan ve gözyaşından başka bir şey getirmeyeceğini görmeli ve kalıcı barışı sağlayabilecek tek güç olan işçi sınıfının enternasyonalizm bayrağını yükseltmeliyiz.

    Erdoğan’ın Davos Çıkışı

    Kemal Erdem, 6 Şubat 2009

    Türk büyük sermayesinin bölgede oynadığı alt-emperyalist role açıkça karşı koymadan işçi sınıfının bağımsız devrimci siyasetini yürütebilmek mümkün değildir. TC burjuvazisini hedef tahtasına oturtmayan, onun kirli emellerine karşı net bir duruş sergilemeyen hiçbir siyasi hareket emperyalizme ve Ortadoğu’da yürüyen kirli paylaşım kavgasına karşı gerçek bir mücadele ortaya koyamayacaktır.

    Emperyalist Savaşlara Karşı İşçi Cephesini Oluşturalım!

    Tuzla’dan bir Marksist Tutum okuru

    Bu süreçte emperyalistler kendi cephelerini oluşturadursunlar, ne olursa olsun en son sözü işçiler söyler. Emperyalistlerin bu cephelerine karşın “İşçilerin Birlik Cephesini” oluşturmak gerekiyor. Önümüzdeki günlerde süreç çok daha çetinleşeceğinden şimdiden bu birliktelik ağını örmek gerekiyor. Uzun yıllardır uyuyan devi uyandırmak için elimizden geleni yapıp işçi kardeşlerimizi doğru yöne kanalize etmeliyiz.

    Sendikaların Savaşa Karşı Tutumları

    Marksist Tutum okuru bir işçi, 16 Ocak 2009

    Katil İsrail devletinin Gazze’de yürüttüğü katliam, dünya ve Türkiye işçi sınıfının haklı öfkesine yol açtı. İçinde sendikaların da yer aldığı ya da sendikalar öncülüğünde düzenlenen eylemlerde Filistin bayrakları taşınıyor ve dayanışma mesajları iletiliyor. Emekçiler alanlarda Siyonist İsrail devletine ait sembolleri çiğneyerek, yakarak öfkelerini dışa vuruyorlar. Bu eylemler, sendikaların savaşlara karşı kimin tarafında, nasıl bir tutum alması gerektiğini gündeme getirdi.

    Ankara’da Devrimcilere Yönelik Polis Saldırısı

    Gazi Üniversitesinden bir öğrenci, 17 Ocak 2009
    ankara filistin

    Devrimci grupların, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısını protesto etmek ve İsrail’le yapılan anlaşmaların iptal edilmesini istemek için Ankara’da düzenledikleri yürüyüş polis saldırısına uğradı. 16 Ocak akşamı YKM önünde buluşularak, “İsrail İle Yapılan Anlaşmalar İptal Edilsin – İsrail Elçilikleri Kapatılsın” pankartı arkasında toplanıldı.

    Filistin Halkı Kazanacak

    Ankara’dan bir Marksist Tutum okuru, 18 Ocak 2009
    gazze7

    Filistin Halkıyla Dayanışma Komitesi, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısını protesto etmek için 17 Ocak Cumartesi günü Ankara’da bir yürüyüş düzenledi. Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı yürüyüş “Filistin halkı kazanacak” ortak pankartıyla birlikte Kolej Meydanından başladı.

    Antakya’da İsrail Saldırısı Protesto Edildi

    Antakya’dan bir öğrenci, 10 Ocak 2009
    antakya-filistin

    Siyonist İsrail’in Filistin’e yönelik katliamını protesto etmek amacıyla Antakya Demokrasi Platformu bir eylem düzenledi. Öğretmenevi, Maksim ve Kapalı Spor Salonu olmak üzere üç farklı yerde toplanan bin kişilik kitle, Ulus Alanı’na kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. Maksim yürüyüş kolunun güzergâhını ve atılan sloganları gerekçe gösteren polis gerginlik yaşanmasına neden oldu. Pankartların indirilip slogan atılmayacağının söylenmesi üzerine polis yolu açtı.

    Diller Dağından Emperyalist Paylaşım Alanına

    İlkay Meriç, Kasım 2008

    Dünyanın en çeşitli etnik bileşimine sahip coğrafyalarından birisidir Kafkaslar. Farklı dillere, dinlere ve etnik kökenlere sahip çok sayıda halk, bin yıllardır bu coğrafyada iç içe geçmiş bir şekilde yaşamaktadır. Ne var ki, halkların gönüllü birlikteliği temelinde muazzam bir kültürel zenginliğin ifadesi olacak ulusal çeşitlilik, kapitalist-emperyalist sistemde, en azgın çatışmaların, boğazlaşmaların ve düşmanlıkların kanlı yatağına dönüştürülmektedir.

    TC Burjuvazisinin Kafkasya Atağı

    Serhat Koldaş, Ekim 2008

    Sınıf bilinçli işçiler, burjuva siyasetçilerin halklar arasında milliyetçi düşmanlıklar yaratmaya dönük politikaları karşısında uyanık olmalıdır. Öte yandan düne kadar birbirini düşman gören ülkeler yakınlaşma mesajları verdiklerinde iyimserliğe kapılınmamalı, “hangi dağda kurt öldü?” sorusu sorulmalıdır. Halkları kaynaştırmanın anahtarı işçi sınıfının elindedir. Farklı ülkelerin işçileri arasında örülecek dayanışma ağları ve mücadele birliği, savaşların ve husumetlerin sonunu getirecektir. Bugüne değin egemenler eliyle yaratılmış bulunan sorunların kalıcı çözümü, bütün ülkelerin işçilerinin birleşmesinden geçmektedir.

    Boğazlar Savaş Yolu Olurken

    İlkay Meriç, Ekim 2008

    Nasıl Irak savaşı öncesi Amerikan askerlerinin Türkiye topraklarından geçirilmesi ve bir kuzey cephesi açılması sorunu Türkiye devrimci işçi sınıfının gündemine girmişse, bugün de Boğazların savaş yolu haline getirilme girişimleri aynı şekilde işçi sınıfının gündemine girmelidir. Buradan geçen savaş gemileri Türkiye’nin de dahil olduğu Karadeniz ve çevresine “barış ve insani amaçlar” için gitmiyorlar. Bugünkü gerilim mevcut haliyle bir süre sonra dinebilirse de, artık Karadeniz’in yeni bir savaş alanı haline getirilmesi yolunda çok önemli bir dönemeç geçilmiş durumdadır. Bunun bilincine varılmalıdır.

    Emperyalist Kutuplar Belirginleşiyor

    Kerem Dağlı

    Kafkas cephesinin alevlenmesi ve Rusya’nın yeni pozisyonu, bu süreci önemli ölçüde hızlandıracaktır. Örneğin ABD’nin “füze kalkanı” girişimlerine Rusya’nın da karşılık vermesiyle silahlanma yarışı önemli ölçüde ivmelenmiştir. Ekonomik ve siyasi istikrarsızlık giderek derinleşmekte ve kalıcı bir hal almaktadır. Açıktır ki, emperyalistler arası kapışma, bir dünya devrimi dalgasıyla durdurulmadığı takdirde kaçınılmaz bir biçimde daha nice ulusu savaşın alevleri içine çekecektir.

    Uzak ve Yakın Tarihin Prizmasından Yansıyan Gerçekler

    Elif Çağlı, 1 Ekim 2008

    80’lerde dünyadaki siyasal atmosferi derinden etkileyen ve genç kuşakların zihniyetini bulandıran olumsuz koşulların bugün tamamen ortadan kalktığı söylenemez. Ne var ki, toplumsal alanda içten içte yürüyen bir değişim başlamıştır. Evet, devrimci işçi mücadelesi bakımından dünyanın hiçbir yerinde henüz esaslı bir toparlanma gerçekleşmiş değildir. Fakat yakın gelecekteki büyük değişimleri hazırlayan küçük birikimler öbeklenmeye, çeşitli işçi grevleri, direnişleri orada burada patlak verip yaygınlaşmaya koyulmuştur.

    Asalaklar Kana Doymak Bilmiyor

    Ankara’dan bir Marksist Tutum okuru, 1 Ekim 2008

    Krizleri aşmak için Ortadoğu’da başlayan paylaşım kavgası, şimdi de Kafkaslar’a sıçramış bulunmakta. Oysaki emekçiler için felâket demek olan savaş, burjuvalar için büyük kâr kapıları, yeni pazarlar demek. Burjuvazinin ikiyüzlülüğü bu durumlarda daha belirgin hale geliyor.

    Karadziç Yetmez, Emperyalistler de Yargılanmalı!

    Kemal Erdem, 1 Eylül 2008

    13 yıldır savaş suçlusu olarak aranan Radovan Karadziç 21 Temmuzda tutuklandı. Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanmasına başlanan Karadziç, Bosna-Hersek’te 1991-1995 yılları arasında yaşanan savaş süresince yaklaşık 250 bin kişinin ölümündeki siyasi rolü ve en az iki milyon sivilin ülkelerini terk etmek zorunda bırakılmalarına yol açan eylemler nedeniyle suçlanıyor.

    Emperyalist Paylaşımın Yol Açtığı Büyük Trajedi

    85. Yılında Türk-Yunan Zorunlu Nüfus Mübadelesi

    Utku Kızılok, Eylül 2008

    Savaşın, acının ve gözyaşının olmadığı, insanların eşit ve müreffeh yaşayabileceği yepyeni bir toplumun nesnel olanaklarını yaratmış bulunan insanlık, ne yazık ki hükmünü hâlâ icra eden kapitalist düzende, bir kez daha emperyalist savaş cehennemine çekiliyor. 1990’larda Balkanlar’a ve Irak’a düşen emperyalist savaş alevleri, geldiğimiz evrede, dünyanın pek çok bölgesini etkisi altına almış bulunuyor.

    Kadıköy’de Barış Mitingi

    1 Eylül 2008
    1 eylül

    İşçi emekçi kitleler 1 Eylüllerde barış talepleriyle alanları doldurmayı sürdürürken, emperyalist güçler geçmişte olduğu gibi bugün de tüm dünya halklarına acıyı, savaşı yaşatmaya devam ediyorlar. Ve bildiğimiz tek bir şey var. Kapitalist sistem yıkılmadıkça dünyaya barış değil, emperyalist çıkar savaşları hâkim olmaya devam edecek!

    Emperyalist Savaşın Kafkas Cephesi Alevleniyor!

    Tuncay Alp, 22 Ağustos 2008

    Gürcistan’ın 8 Ağustosta Güney Osetya’ya saldırmasıyla başlayan süreç, emperyalist savaş coğrafyasının Ortadoğu’yla sınırlı kalmayacağı ve yayılma eğiliminde olduğu yolundaki görüşlerimizi bir kez daha ve acı bir şekilde doğruladı. Beş gün süren çatışmalar şimdilik tarafların ateşkes ilan etmesiyle durmuş olsa da, Kafkas cephesinde savaşın sona erdiğini söylemek için henüz çok erken. Ateşkes pamuk ipliğine bağlı ve önümüzdeki dönemde Kafkasya’nın giderek Balkanlaşacağına kesin gözüyle bakabiliriz.

    Son Gülen İyi Güler

    Yavuz Girgin, 26 Mayıs 2008
    Iraklı anne

    Dünyanın, insanlığın ve uygarlığın içinde bulunduğu durumu anlamak isteyen biri, emperyalist işgal altındaki Irak’a bakmalıdır. Bu­gün Irak, insanlığın hal ve gidişatını en güzel özetleyen yerlerden biridir. Emperyalist haydutların pençesinde kıvranan Irak, insanların can güvenliğinin olmadığı, insanlık onurunun ve emeğin yerlerde süründüğü, her gün onlarca insanın parçalanarak can verdiği bir cehenneme dönüşmüştür. Em­per­yalist efendilerin yarattığı bu kanlı ve kara tabloda tek bir mutlu var: parababaları!

    Kadıköy’de Irak İşgali Protesto Edildi

    16 Mart 2008
    savaş karşıtı

    Irak’ta 5 yıldır devam eden emperyalist işgali protesto etmek için İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonunun (İMOK) Kadıköy’de düzenlediği eyleme, meslek odalarının yanı sıra TKP, EMEP gibi sol partiler, bazı sendikalar ve çeşitli devrimci örgüt ve dernekler katıldı.

    Emekçi Kadınlar ve Emperyalist Savaşlar

    İlkay Meriç

    Bugün de, Asya’dan Amerika’ya, Avrupa’dan Afrika’ya, dünyanın dört bir yanında kapitalist-emperyalist sisteme ve onun yarattığı kanlı savaşlara karşı mücadele eden devrimciler arasında on binlerce kadın bulunuyor. Onlar işçi sınıfının kadınıyla erkeğiyle en geniş kesimlerinin bu kanlı sömürü sitemine son vermek üzere mücadeleye atılmasını sağlamak için savaşım veriyorlar. Yine günümüzde sömürgeciliğe karşı yükseltilen ulusal kurtuluş mücadelelerinde yer alan Filistinli, İrlandalı, Kürt kadınlar da erkeklerle omuz omuza savaşıyorlar.

    Fotoğraflarla Emperyalist Savaşın Dehşeti

    Marksist Tutum okuru bir matbaa işçisi, 10 Mart 2008
    hiroşima

    ABD emperyalizminin 64 yıl önce Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombalarının yarattığı dehşetin yeni fotoğrafları yayınlandı. Katledilen, toplu mezarlara gömülen, vücutları kavrulan insanlar ve yerle bir olmuş şehir görüntüleri emperyalist savaşın o korkunç yüzünü tüm çıplaklığıyla açığa vuruyor. Bugün de başını ABD’nin çektiği emperyalist savaş tüm dünyaya yayılıyor.

    İçerik yayınları

    Son Yayınlananlar