Kıbrıs Sorununa Marksist Yaklaşım, Zeynep Güneş, 20 Aralık 2001
Kıbrıs'ta Referandumun Ardından
Adanın Kuzey ve Güneyindeki sağ partilerin-çevrelerin "hayır" çağrısını benimseyip öne çıkartmalarının sebepleri fazlasıyla bilinen ve bu yazı kapsamında ayrıca bir kez daha üzerinde durulması gerekli olmayan bir nokta. Bununla birlikte, gerek Türkiye'deki gerekse de Güney Kıbrıs'taki sol cenahtan yükseltilen "hayır" çağrılarının üzerinde durulması ve bu zeminde yaşam bulan ulusalcı-şovenist yaklaşımlarla hesaplaşılması, üzerinden atlanamayacak bir nokta
Kuzey Kıbrıs Seçimlerinin Ardından
Kıbrıs'ın Rum ve Türk kesimlerinde bir bütün olarak işçi sınıfı ve emekçiler, sınıfsal-politik çıkarlarının ifadesi olabilecek bir çözümü somutlama kudretine sahip bir örgütlülükten yoksundurlar. Komünistler, ada halkına işçi sınıfının tarihsel-politik ihtiyaçları ekseninde bir çözüm seçeneğini sunabilecek örgütlülüğe ve güce sahip değildir. Zaten büyük ölçüde bu sebepten dolayı, adada yaşanan soruna dair ortaya konulan bütün seçenekler burjuvazinin etiketini taşımakta ve ada halkı bu seçeneklerden herhangi birisinin peşine takılmaktadır. Bugün revaçta olan seçenek AB üyeliğidir. Gelinen noktada AB üyeliği ve adanın bu eksende bütünlüğünün sağlanması, Kıbrıs'ın hem Güney'inde, hem de Kuzey'inde, bütün sorunları çözecek sihirli bir değnek gibi görülmekte.
Kıbrıs’ta “Çözüm” Arayışları
İşçi-emekçi sovyetleri temelinde oluşturulması gereken sosyalist bir federasyonun yaratılması mücadelesinde, bugün en büyük görev adanın, Türkiye'nin ve Yunanistan'ın komünistlerine düşüyor. Ada halkı ve işçi sınıfı içinde bugüne dek yaratılan tüm milliyetçi yanılsamalar ve bu temelde oluşturulan korkular, işçi sınıfının yaratılacak ortak politik ve ekonomik örgütlülükleri içinde aşılmaya çalışılmalıdır. Bu ortak örgütlülükler temelinde yükseltilecek ortak mücadele olmaksızın, gerek ulusal gerekse uluslararası burjuvazinin saldırılarının püskürtülemeyeceği bilince çıkartılmalıdır.
Tek Çözüm Kıbrıslı Rum ve Türk İşçilerin Birleşik ve Ortak Mücadelesinden Geçiyor
Bir yandan kapitalizm Türk ve Yunan işçileri yoksulluk ve işsizliğe iterken, bir yandan da burjuvazi sömürüyü ve kendi kârlarını artırmanın yollarını buluyor. İşçiler kendi sendikaları ve sol partileri aracılığıyla mücadelelerini birleştirmelidirler. Sorunlara kalıcı bir çözüm ancak Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs'ın Sosyalist Federasyonuyla gelecektir. Böylece düşmanlığa, bölünmeye ve çatışmalara yol açan nedenler nihai olarak ortadan kaldırılacaktır.


















