- Ne Savunuyoruz
- Kitap ve Broşürler
- Marksist Teori
- Gündem/Analiz
- Dünyadan
- Ekonomi
- Küreselleşme
- Kadın Sorunu
- Ulusal Sorun
- Tarih
- Çevre Sorunu
- Felsefe
- Bilim/Kültür
- Duyurular



Masum insanların ne “terör” sopasıyla korkutulmaya ne de “terörü lanetliyoruz” masallarıyla uyutulmaya ihtiyacı var. Onların yegâne ihtiyacı, onları sömürüp açlığa ve yoksulluğa mahkûm eden, onlara olmadık acıları yaşatan ve kapitalist savaş makinalarıyla üzerlerine ölüm kusan bu vahşi düzenden kurtulmaktır. İnsan yaşamının esenliğe kavuşturulması egemenlerin yalanlarına boyun eğmekle değil, ezilen sömürülen kitlelere kurtuluşun yolunu gösteren gerçeklerin takipçisi olmakla sağlanabilir.
Terörle mücadele argümanı ve bu mücadelenin gereği olduğu öne sürülen düzenlemeler, emperyalizmin yeni bir dünya düzeni oluşturma stratejisinin temellerinden birisi haline geldi. Kapitalistler daha fazla “savaşçıl” yöntemler kullanmak durumunda kaldıkça, bunun sonuçlarına maruz kalan işçi sınıfının mücadele gücünü tırpanlamak için onu “terörle mücadele” terörü ile yıldırmaya uğraşıyorlar. Çünkü derinleşen krizle birlikte işçileri kapitalizmin yeni politikalarına razı edebilmenin daha “yumuşak” araçlarını yitirmeye başlayan burjuvazinin, işçi sınıfını kontrol altında tutabilmek için terörize etmeye ihtiyacı var.