Kolonyalizmden Emperyalizme, Elif Çağlı, Ağustos 2002

Küreselleşme, Elif Çağlı, Haziran 2005

Avrupa Birliği Sorununda Marksist Tutum, Elif Çağlı, 12 Nisan 2003


Çürüyen Kapitalizm

Elif Çağlı

Çürüyen kapitalizm büsbütün saldırganlaşıyor. Diğer yandan çağımız, siyasal koşullardaki ani değişimlerle seyreden patlayıcı bir nitelik taşıyor. Nitekim günümüz dünyasında çeşitli bölgelerde ve ülkelerde birbiri ardı sıra patlak veren karışıklıklar, halk ayaklanmaları vb. bu tespiti doğrulamaktadır.

AB’nin 50. Yılı Üzerine

Utku Kızılok, Mayıs 2007

Avrupa’nın burjuva liderleri geçtiğimiz Mart ayında Avrupa Birliği’nin 50. yılını debdebeli bir gösteriyle kutladılar. Şampanyalar patlatıldı, özgürlük, demokrasi ve barış üzerine nutuklar atıldı. Buna mukabil burjuva liderler yüzlerine yerleştirdikleri sahte mutluluğa, gülücüklere ve aşırı nezakete rağmen bastıramadıkları bir kaygı içindeydiler. Zira çizilen tablo ile verili gerçeklik tümüyle farklı. Birliğin geleceğinin belirsiz olduğu çoktandır apaçık ortaya çıkmış bulunuyor.

Uluslararası Siyasetin Eğilimleri ve İşçi Sınıfı

Utku Kızılok, Ocak 2007

ABD’nin işlerinin Afganistan’da ve Irak’ta istediği gibi gitmemesi; savaşın yürütülme biçimine ve izlenen taktiklere dair Amerikan burjuvazisi içinde bir “çatlağın” oluşması ve Rumsfeld’in istifa etmesi; ABD’nin Irak’taki durumunu tespit etmek üzere oluşturulan Irak Çalışma Grubu’nun yayınladığı rapordan sonra çekilme tartışmalarının yaşanması, dünya sosyalist hareketinin büyük bir kesimince Amerikan emperyalizminin yenilgisi biçiminde yorumlandı.

Avrupa Birliği Sorununda Marksist Tutum

Elif Çağlı, 12 Nisan 2003

Avrupa Birliği sorununda son yıllarda oldukça yoğun bir tartışma yaşandı. Ancak bu önemli konuda özellikle Türkiye'deki sol çevrelerin sağlam ve bütünlüklü bir Marksist perspektif sunabildiklerini söylemek zor. Elif Çağlı'nın üç bölümlük broşürü, bu boşluğu doldurmayı ve Marksist perspektifi ortaya koymayı amaçlıyor. Birinci bölüm Avrupa Birleşik Devletleri mi?, ikinci bölüm Avrupa Birliği Gerçeği, üçüncü bölüm ise AB'nin Gerçek Niteliği Teşhir Edilmelidir başlığını taşıyor.

Kolonyalizmden Emperyalizme

Ulusal Sorunda Tartışmalı Noktalar

Elif Çağlı, Ağustos 2002

Kolonyalizmden Emperyalizme adlı bu çalışmasında Elif Çağlı, yıllarca Marksizmin tahrif edilmesine ve dolayısıyla proleter devrim mücadelesinin sekteye uğratılmasına yol açan yanlış emperyalizm kavrayışlarını ve bunların doğurduğu sonuçları irdeliyor. Emperyalizmin sömürgecilikle özdeşleştirilmesiyle başlayan bu çarpıtmanın, anti-emperyalist mücadeleyi nasıl kapitalist sisteme karşı proleter devrim mücadelesinden kopardığı ve salt bir "ulusal bağımsızlık" sorununa indirgediğini, "yeni sömürgecilik" türünden son derece yanlış teoriler doğurduğunu ve bunların ne tür sonuçlara yol açtığını gösteriyor.

AB Sorununa Sol Nasıl Yaklaşıyor?

Levent Toprak, Temmuz 2005

Enternasyonalist komünistler Avrupa halklarını gerçek anlamda birleştirebilecek tek gücün devrimci işçi sınıfı olduğunu, bu birleşmeyi sağlayacak olan devrimci hedefin, sovyetik dünya federasyonunun bir adımı ve parçası olarak Avrupa Birleşik İşçi Sovyetleri şeklinde ifade edilmesi gerektiğini çoktandır ortaya koymuş bulunuyorlar. Bu hedef proleter devrim mücadelesinin Avrupa çapındaki pozitif hedefi ve bütünleştirici çimentosudur.

AB: Referandumlar Devrimci Marksistleri Doğruluyor

Levent Toprak, Haziran 2005

Avrupa’nın birleşmesinin tek yolunun Avrupa çapında kapitalizmi yok edecek bir işçi sınıfı devrimi olduğunu ısrarla vurgulamak gerekiyor. Bu devrim tüm kapitalist devletleri ortadan kaldırarak, yerine bir Avrupa İşçi Sovyetleri Cumhuriyeti kuracaktır. Bu sovyetik federasyon da dünya işçi devrimi sürecinin güçlü bir parçası olarak dünya sovyetik federasyonuna giden yolda etkili bir araç olacaktır.

Küreselleşme

Eşitsiz ve Bileşik Kapitalist Gelişme

Elif Çağlı, Haziran 2005

Kapitalizm altında yaşanan değişimin görülmesi, ona fazladan olumlu anlamlar yüklenmesini gerektirmiyor. Bu üretim tarzı tarihinin hiçbir döneminde sınıflar üstü bir refah olanağı yaratmadı. Ne var ki kapitalizmin küreselleşmesi, dünya ülkeleri arasındaki gelişme farklarını ortadan kaldıracak ve daha eşitlikçi bir paylaşımı mümkün kılacak bir gidişat olarak sunuluyor. Oysa kapitalizm temelinde gerçekleşen küreselleşme, iddia edildiğinin tam tersine, dünya üzerinde milyonlarca insan için yaşama dair sorunların daha da büyüüp keskinleşmesi anlamına geliyor.

AB Süreci ve Burjuva İktidar Bloku İçindeki Çatışma

Mehmet Sinan, 30 Kasım 2004

Karşımıza dikilen en önemli sorun milliyetçi zaaflar sergilemek bakımından Türk solunun yapısında bugün de değişen çok fazla bir şeyin olmamasıdır. Bugün de kendini sosyalist, hatta komünist olarak tanıtan pek çok eğilim, günümüze damgasını basan çok ciddi gelişmeler karşısında devrimci Marksist bir tutum takınmaktan ve buna uygun bir siyasal çizgi izlemekten uzak duruyorlar. Onlara soracak olursanız, gerek Avrupa Birliği konusunda, gerekse Kıbrıs ve Kürt sorununun çözümü konusunda “ulusal çıkarları" savunan statükocu bürokratlarla ve statükocu “milli" burjuvalarla aynı safta olmak, yurtseverliğin (milliyetçiliğin bir başka ifade biçimidir bu) bir gereğidir. Ve de tabii, yurtseverlik de sosyalist olmanın vazgeçilemez bir ön şartıdır(!). Evet bu da bir “sosyalizm" anlayışıdır ama, bize göre bu sosyalizmin Marksizmle uzak yakın bir ilgisi yoktur.

Başka Bir Dünya Mümkün: Onun Adı Sosyalizm!

Zeynep Güneş, 15 Şubat 2004

Dünya Sosyal Forumunun son yıllarda özellikle popüler olan sloganlarından birisi “başka bir dünya mümkün” sloganı. Bir başka dünya arayışını ve bunun için mücadeleyi ifade etme iddiasında olan bu sloganın içi, ne yazık ki çağrıştırdığı içeriğe uygun bir şekilde doldurulmuyor. Bir başka dünya aramak için yola çıkanlara sunulan alternatif ya da alternatiflerin eninde sonunda biraz daha ehlileştirilmiş “cici” bir kapitalizm olmaktan öteye gitmediği ortaya çıkıyor. Oysa insanları başka dünya arayışına iten nedenlerin kökünde kapitalizmin şu ya da bu biçimi değil ta kendisi yatmaktadır. O nedenle gerçekten başka bir dünya arayanların istemeleri gereken şey tiridi çıkmış kapitalizmin yeni bir türü değil, onun toptan ortadan kaldırılması ve yerine dünya çapında insanlığın ve doğanın çıkarlarıyla uyumlu, planlı bir üretimin hakim olduğu sınıfsız bir toplumdur. İhtiyaç budur.

"Avrupa Birleşik Devletleri" Sloganı İçin Uygun Zaman mı?

(Bir Tartışma Makalesi)

Lev Troçki, 30 Haziran 1923

Küreselleşme: Altı Soru, Altı Cevap

Öğrenciler Sendikası (Sindicato de Estudiantes)

İspanya Öğrenciler Sendikasının, kapitalist küreselleşme karşıtı harekete ilişkin hazırladığı eğitim broşürü.

2003 Dünya Sosyal Forumu:

Değişime Duyulan Açlık Lastik Duvara Çarptı

Roberto Sarti, 6 Şubat 2003

2003 Porto Allegre DSF’si gibi olaylara bakan aktivistler gereken tüm sonuçları çıkarmalıdırlar. Yarım tedbirler bu gibi durumlarda faydasızdır. Gerekli olan, dünya çapında işçi sınıfının ve gençliğin en iyi güçlerini gerçek bir sosyalist program etrafında bir araya getirmektir. Bu şimdi her zamankinden daha acil bir görev haline gelmektedir.

İmparatorluk Yoktur

Toni Negri’nin Düşüncelerinin Bir Eleştirisi

Pietro Di Nardo, Ocak 2003

Toni Negri’nin (Michael Hardt ile birlikte yazdıkları) kitabında açıkladığı düşünceler, Marksizm kılığına bürünerek Marksizmin özünü reddetme arzusundaki akımlar içinde oldukça moda haline gelmiştir. Napoli’den (İtalya) yazan Pietro Di Nardo’nun bu kitap hakkındaki eleştiri ve inceleme yazısını yayınlıyoruz. Yazar, Negri’nin düşüncelerindeki çelişkilere dikkat çekiyor ve Marksizmin her zaman olduğu gibi bugün de geçerli olduğuna işaret ediyor.

Küreselleşme: Efsaneden Gerçeklere ...

Nazım Yıldırım, Mart 2001

Seattle ve Washington ile başlayıp, sonrasında Davos, Melbourne, Prag ve Nice’te varlığını iyiden iyiye hissettiren eylemler aslında gerçek bir anti-kapitalist siyasal-toplumsal programdan ve örgütlenme tarzından yoksundu.

Küreselleşme ve MAI

Zeynep Güneş, Mayıs 2001

Küreselleşme kavramı, içinde hem bir gerçekliği, hem de ortaya atanların (burjuva ideologların) ona yükledikleri anlam itibariyle bir ideolojiyi barındırıyor...

Yapay Gündem: ISO 9000 ve TKY

İşçi Sınıfı Perspektifi Ne Olmalı?

Deniz Moralı, Temmuz 2002

Yaklaşık son bir yıldır meslek odalarının ve sendikaların –özellikle de kamu emekçileri sendikalarının– gündemine oturtulan iki konu var: ISO 9000 Kalite Sistemi ve Toplam Kalite Yönetimi (TKY).... Bu konuların, sınıf mücadelesinin örgütleri olması gereken sendikalarda böyle ön plana çıkması, dışarıdan bakıldığında insana ortada ciddi ve acil bir sorun olduğu izlenimini veriyor. Kriz nedeniyle sokağa atılmış 2 milyon yeni işsiz, çalışma koşullarında insafsız bir ağırlaşma, buna karşılık yaşam standartlarında muazzam bir düşme, giderek artan ve dayanılmaz hale gelen yoksullaşma, kapıya dayanmış savaş tehdidi gibi vahim sorunlardan daha acil ve ciddi bir sorun! Oysa aşağıda göstereceğimiz gibi, atılan taş ürkütülen kurbağaya değmemektedir.

“Yeni Dünya Düzeni” ya da Yeni Emperyalist Paylaşım

Deniz Moralı, 21 Şubat 2002

1989'da Berlin Duvarı debdebeli gösterilerle yıkıldığında, burjuva yorumcular, dünyaya yeni bir barış çağının geleceğini vazettiler. Öyle ya, yeryüzündeki tüm kötülüklerin kaynağı "Şer İmparatorluğu" artık yıkılıyordu. Ancak o günden bugüne yaşananlar, bırakalım yeni bir barış çağının açılmasını, eskisi kadar bile bir istikrarın sağlanmadığını ortaya koydu...

Seattle’dan Nice’e Küreselleşme Karşıtı Hareketin Bilançosu

Roberto Sarti, Ocak 2001

Aralık 1999’da Seattle’da Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) toplantısına karşı yapılan gösterilerle kıvılcımlanan küreselleşme ve uluslararası sermaye kuruluşları karşıtı hareket, dünya politik arenasına damgasını vurdu.

İçeriği paylaş