Venepal İşçilerin ve Devletin Ortak Yönetiminde
Venezuela işçi sınıfı eski devlet aygıtının verdiği kırıntılarla avutuluyor, oysaki işçi sınıfının kurtuluşu kendi eseri olacaktır deniliyorsa bunun karşılığı işçilerin kendi iktidar organlarına yaslanarak asalakların iktidarını alaşağı etmeleri olmalıdır, başkalarının bahşedeceği kırıntılar değil.
Sınıf Mücadelesi Meşruluğunu Burjuva Yasalarından Almaz!
Bugün için bürokrasinin ve dolayısıyla da burjuvazinin sendikal harekete egemen olduğu doğrudur, fakat bu durum değişmez değildir ve değiştirilmek zorundadır. Burjuvazi bizleri kendi hukukunun çizdiği sınırlara uymaya zorluyor. Bunlara uymadığımız takdirde polisiyle ve mahkemesiyle tehdit ediyor, sindirmeye çalışıyor. Oysa burjuvazinin yasaları değişmez değildir, örgütlü ve devrimci sınıf mücadelesiyle bu yasalar işçi sınıfının lehine değiştirilebilir. Ayrıca da burjuva düzenin belirlediği dar çerçeve işçilerin devrimci mücadelesiyle paramparça edilebilir. Unutmayalım ki, işçi hareketi meşruluğunu burjuva yasalardan değil, işçi sınıfı mücadelesinin tarihsel haklılığından ve gücünden almaktadır. Bizi kurtuluşa götürecek tek yol ise örgütlenmek ve gücümüzü birleştirmekten geçmektedir.
Kapitalist Devlet Mülkiyeti ve Özelleştirme
Sosyalizm adına hareket edenler, devlet mülkiyeti konusunda net bir Marksist tutum benimsemedikleri sürece, yalnızca işçi sınıfının tarihsel deneyimini yanlış değerlendirmekle kalmayacaklar, aynı zamanda en yakıcı güncel sorunlarda bile işçi sınıfını, burjuva ideolojisinin saldırıları karşısında savunmasız bırakmaya mahkûm olacaklardır.


















