Nepal: Maoculuk ve “Sosyalist” Yönelimli Ulusal Kapitalizm!

Selim Fuat, Haziran 2008

Avrupalı ve ABD’li seçkinlerin “huzur” ülkesi diye tanımlamayı pek sevdikleri Nepal’de, Kurucu Meclis (Anayasa Meclisi) seçiminin sonuçları, gerçekte ülkede “huzur” sahibi tek kesim olan egemen sınıfı alabildiğine sarstı. Çünkü, 10 Nisan 2008’de yapılan seçimin galibi, monarşinin sona ermesini savunan Nepal Komünist Partisi (Maoist) oldu. NKP(M), 1996 yılında başlattığı “Uzun Erimli Halk Savaşı”nı, Nisan 2006’da gerçekleştirilen ve bir milyon insanın sokaklara döküldüğü 19 günlük ayaklanma ile kitlesel bir seferberliğe dönüştürmüştü.

Butto Suikastıyla Derinleşen Kriz

Selim Fuat, Ocak 2008

Kısa bir süre önce, “seçimlere kadar geçecek sürede Pakistan’da sular durulacağa benzemiyor. Bir yandan Navaz Şerif diğer yandan İslamcı örgütler ‘ittifak’ arabasının yoluna taş koymak için ellerinden geleni yapacaklar gibi görünüyor. Zaten emperyalist paylaşım kavgasının kızıştığı koşullarda bu bölgede kalıcı bir sükûnet beklemek abes olurdu” değerlendirmesinde bulunmuştuk. Benazir Butto’nun öldürülmesiyle Pakistan’da var olan siyasal kriz ortamı daha da derinleşti.

Kapitalizmin Bataklığında Pakistan

Selim Fuat, Ekim 2007

Emperyalist müdahalelerin ve bunlara bağlı olarak egemen sınıf içerisindeki çatışmaların yarattığı kanlı tabloların hiç de yabancısı olmayan Pakistan, uzunca bir süredir çalkantılı bir politik süreç yaşıyor.

Çin’de İşçi Hakları

Kasım 2006

Yeni yeni uyanmakta olan Çinli işçilerin son yıllarda yoğunlaşan mücadeleleri tüm dünya işçi sınıfı açısından büyük önem taşıyor. Çünkü Çin işçi sınıfı dünya işçi sınıfının en büyük parçası ve dünyanın her yerindeki patronların gözdesi konumunda. Dünyadaki üretimin büyük bir hızla Çin’e kayması nedeniyle Çinli işçilerin mücadelesi tüm dünyadaki işçiler için özel bir önem kazanmaktadır ve bu mücadele yaygın, militan ve etkili bir yükseliş halini aldığı ölçüde tüm dünya işçileri için yeni bir ilham kaynağı olacaktır.

Emperyalist Savaşın Yeni Halkası: Kırgızistan

Akın Erensoy, 3 Nisan 2005

Dünya basını durmaksızın haber geçiyor ve Kırgızistan’da bir halk “devrimi” yaşandığını duyuruyor. Gürcistan ve Ukrayna’da başlayan sözümona “devrim” Kırgızistan’a ulaşmış! Sırada kimin olduğunu soruyor büyük Amerikan ve Avrupa gazeteleri. ABD emperyalizminin sözcüleri ve tekelci finans-kapitalin elindeki medya, Kırgızistan’daki “Lale Devriminin” ülkeye demokrasi getireceğini vaaz ediyor.

Sendikalarda Kadınların Rolü ve PTUDC'nin Mücadelesi

Rukhsana Manzoor, 19 Nisan 2002

Çalışan kadınlar, aşırı sömürünün, şiddetin, hırs, cehalet ve yoksulluğun boğucu basıncı altında inliyorlar. Onlar değişimi ve bu sömürü sistemine son vermeyi istiyorlar. Doğru bir devrimci program, strateji ve bunların hepsini taçlandıran devrimci bir parti, kadınları toplumun diğer kesimleriyle birleştirerek harekete geçirebilir. Kadınların kurtuluşu, sadece işçi sınıfını cinsiyet temelinde bölmeye hizmet eden feminizm aracılığıyla değil, erkek yoldaşlarıyla birlikte yürütecekleri sınıf mücadelesi sayesinde mümkündür. Tarih bu görevi bizim omuzlarımıza yüklemiştir.

Afganistan: Tarihsel Bir Bakış

Doktor Zayar, Ekim 2001

Afganistan'da devam eden mevcut savaşı anlamak için, bu trajik toprakların tarihini şekillendiren faktörleri göz önünde bulundurmak gerekir. Afgan tarihi, Afganistan'ı art arda zapteden istilâcılar sayesinde pek çok iniş çıkıştan geçmiştir...

Hindistan ve Pakistan: Bir Kez Daha Savaşın Gölgesinde

Lal Han, 26 Aralık 2001

Amerikan bombardımanın dumanları Pakistan'ın batı sınırındaki Beyaz Sıradağlarının (Koh-e-Safaid) karlı tepelerinin ardından yükselmeye devam ediyor. Daha Afganistan'daki savaş bitmeden, Pakistan'ın Hindistan doğu sınırı yeni bir savaş histerisinin pençesinde. Askeri birliklerin sınıra yığılması, sınır bölgesindeki karşılıklı taciz ateşi ve sınır köylerinde yaşayanların köylerini terk etmesi, iki ülke arasında yeni bir savaş tehdidi olduğunu gösteriyor.

Pakistan'da İşçilerin Durumu

Halid Bhatti, 23 Kasım 2001

Afganistan, Bin Ladin ve Amerikan Emperyalizminin İkiyüzlülüğü

Doktor Zayar, 26 Eylül 2001

Sorulacak soru şudur: bu kanlı iç savaşın, bütün bu ölümlerin, açlığın, etnik temizliğin ve katıksız barbarlığın sorumlusu kimdir? Cevap çok basittir. Afganistan'ı Karanlık Çağlar seviyesine düşüren, oradaki uygarlığı bütünüyle imha eden Amerikan emperyalizmidir.

İçeriği paylaş

Son yazılar