Dünyadan 
  • Nepal: Maoculuk ve “Sosyalist” Yönelimli Ulusal Kapitalizm! --- Haziran 2008
  • İsrail’in 60. Yılında Ortadoğu Yasta --- Haziran 2008
  • Güney Afrika’da Göçmenlere Saldırılar Tırmanıyor --- 3 Haziran 2008
  • Fas’ta 55 İşçi Yanarak Can Verdi --- 28 Nisan 2008
  • Fransa’da Eğitim “Reformuna” Karşı Protestolar Sürüyor --- 26 Nisan 2008
  • Amerikan Demokrasisi! --- Nisan 2008
  • Kenya’da Burjuva Liderler Sonunda Uzlaştılar ---
  • Kenyalı Emekçiler Palaları Kapitalizme İndirmeli! ---
  • Chavez’in Referandum Yenilgisi --- Ocak 2008
  • Butto Suikastıyla Derinleşen Kriz --- Ocak 2008
  • Kapitalizmin Bataklığında Pakistan --- Ekim 2007
  • Mısır İşçi Sınıfı Yeniden Hareketleniyor --- Ekim 2007
  • Venezuela İşçi Hareketinin Sorunları Üzerine --- Ekim 2007
  • Fransa’da Neler Oluyor? --- Mayıs 2007
  • Uluslararası Siyasetin Eğilimleri ve İşçi Sınıfı --- Ocak 2007
  • Latin Amerika: Sevinç Fırtınalarının Gölgede Bıraktıkları --- Ocak 2007
  • Çin’de İşçi Hakları --- Kasım 2006
  • Hamas ve Hizbullah Anti-Emperyalist mi? --- Ekim 2006
  • Burjuvazinin Emperyal Hesapları ve Lübnan --- Ekim 2006
  • TC’nin Ortadoğu Politikaları --- 2 Ekim 2006
  • Ortadoğu'ya Barış İşçi İktidarıyla Gelecek! --- Ağustos 2006
  • Tehlikenin Ortasında… --- 28 Mayıs 2006
  • Nâsır’dan Chavez’e Bonapartizm Çeşitlemeleri --- Nisan 2006
  • Emperyalist Savaş Devam Ediyor --- Nisan 2006
  • Filistin Seçimleri ve Hamas’ın Yükselişi --- Mart 2006
  • Latin Amerika Sosyalizme mi Gidiyor? --- 1 Ocak 2006
  • Paris Varoşlarından Gelen Patlama --- 13 Kasım 2005
  • Emperyalist Savaşın ve Toplumsal Çelişkilerin Kıskacındaki Ülke: İran --- 13 Ocak 2007
  • İngiliz Demokrasisi? --- 23 Ağustos 2005
  • İran’da Kürt Ayaklanması --- 20 Ağustos 2005
  • Latin Amerika Bolşevik Önderliğini Arıyor --- Temmuz 2005
  • Bolivya Yine Çalkalanıyor --- 22 Haziran 2005
  • Ekvador’da Halk Ayaklanması Lucio Gutierrez’i Devirdi --- 22 Mayıs 2005
  • Emperyalist Savaşın Yeni Halkası: Kırgızistan --- 3 Nisan 2005
  • Irak İşgalinden Yansıyan Bazı Ayrıntılar --- 30 Mart 2005

  • Nepal: Maoculuk ve “Sosyalist” Yönelimli Ulusal Kapitalizm!

    Selim Fuat, Haziran 2008

    Avrupalı ve ABD’li seçkinlerin “huzur” ülkesi diye tanımlamayı pek sevdikleri Nepal’de, Kurucu Meclis (Anayasa Meclisi) seçiminin sonuçları, gerçekte ülkede “huzur” sahibi tek kesim olan egemen sınıfı alabildiğine sarstı. Çünkü, 10 Nisan 2008’de yapılan seçimin galibi, monarşinin sona ermesini savunan Nepal Komünist Partisi (Maoist) oldu. NKP(M), 1996 yılında başlattığı “Uzun Erimli Halk Savaşı”nı, Nisan 2006’da gerçekleştirilen ve bir milyon insanın sokaklara döküldüğü 19 günlük ayaklanma ile kitlesel bir seferberliğe dönüştürmüştü.

    İsrail’in 60. Yılında Ortadoğu Yasta

    Kerem Dağlı, Haziran 2008

    İsrail sokakları, bizde “kasap havası” diye bilinen hava nagila yani “haydi neşelenelim” şarkısının nağmeleriyle inlerken, Ortadoğu’nun geri kalanında tam bir yas havası hâkim. Çünkü yüz yılı aşkın bir zamandır Ortadoğu emperyalist devletler için bir paylaşım alanı ve bu yüzden de savaşlar hiç eksik olmuyor. Afganistan, Irak, Filistin ve Lübnan’daki durum herkesin malûmu. Sırada Suriye ve İran var.

    Güney Afrika’da Göçmenlere Saldırılar Tırmanıyor

    Yavuz Girgin, 3 Haziran 2008

    Güney Afrika Cumhuriyeti’nde apartheid dönemini aratmayan saldırılar yaşanıyor. Güney Afrika’nın Johannesburg ve Cape Town kentlerinde Mayıs ayı boyunca 50’ye yakın siyah göçmen işçi katledildi. Katledenler Güney Afrika’da yıllarca ırkçı apartheid uygulamasına maruz kalan siyah Güney Afrikalılardı. Katlettikleri de yıllarca onlardan yardımlarını esirgememiş yoksul siyah komşularıydı.

    Fas’ta 55 İşçi Yanarak Can Verdi

    Kartal’dan bir kadın işçi, 28 Nisan 2008

    Fas’ın en büyük kenti Casablanca filmlere konu olmuş bir kenttir. Ama 27 Nisan günü yaşanan bir olayla bu kent filmlerin değil, insanlığa kapitalizm tarafından çektirilen acıların sahnesi oldu. 155 işçinin çalıştığı bir yatak fabrikasında çıkan yangında 55 işçi yanarak hayatını kaybetti.

    Fransa’da Eğitim “Reformuna” Karşı Protestolar Sürüyor

    26 Nisan 2008

    Fransa’da sağcı hükümetin “eğitim reformu” adı altındaki saldırılarına karşı öğretmenlerin ve öğrencilerin yükselttikleri protestolar devam ediyor. Öğrenciler geçtiğimiz günlerde Paris’te iki büyük gösteri düzenlediler. 15 Nisandaki gösteriye 40 bin, 17 Nisandakine ise 30 bin öğrenci katıldı.

    Amerikan Demokrasisi!

    Kerem Dağlı, Nisan 2008

    Amerika’da 2008’in sonlarına doğru yeni bir başkan seçilecek. Daha doğrusu halk kendisinin seçtiğini zannederken, aslında büyük sermaye yeni bir başkan “atayacak”. Bir sirk gösterisini andıran seçim sürecinin birinci ve en uzun safhasını oluşturan aday seçimleri 2008’in Ocak ayından itibaren başladı ve Haziran ayına kadar da sürecek. Kasımda seçilecek olan yeni başkan Ocakta göreve başlayacak ve Amerikan emperyalizmi de kaldığı yerden işine devam edecek. ABD’nin ve dünya nüfusunun ezici çoğunluğunu oluşturan işçi ve emekçi sınıflar açısından ise değişen bir şey olmayacak. Sömürü, sefalet ve savaşlar daha da katmerlenerek artacak.

    Kenya’da Burjuva Liderler Sonunda Uzlaştılar

    İstanbul’dan bir Marksist Tutum okuru

    Kenya’daki çatışmalarda 1500 kişi öldü, 500 binden fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bu kanlı tablonun üzerinden birkaç ay geçtikten sonra, burjuva taraflar uzlaşarak bir koalisyon hükümeti kurma noktasında anlaşmaya vardılar.

    Kenyalı Emekçiler Palaları Kapitalizme İndirmeli!

    Utku Kızılok

    Açlıktan, susuzluktan ve hastalıktan kırılan kara Afrika’nın trajedisi bitmiyor. Burundi, Kongo, Ruanda, Sierra Leone, Somali, Fildişi Sahilleri ve Sudan’dan sonra, şimdi de Kenya kan gölüne dönmüş bulunuyor.

    Chavez’in Referandum Yenilgisi

    Ya da Oportünizmin ve Reformizmin Hayal Kırıklığı

    İlkay Meriç, Ocak 2008

    Venezuela’nın aylardır kilitlendiği ve son dönemde ülkedeki tansiyonu giderek yükselten anayasa referandumu 2 Aralıkta gerçekleşti. Ağırlıklı olarak Chavez’in önerileri doğrultusunda hazırlanan bu reform paketi, nihayetinde %49,2 evet oyuna karşı %50,7 hayır oyuyla reddedildi. Chavez ve avenesi nerede hata yaptıklarını düşünedursunlar, gelinen nokta, Venezuela’da dokuz yıldır yaşanan sürecin ciddiyetle değerlendirilmesinin komünistler açısından ne kadar elzem olduğunu bir kez daha göstermiştir.

    Butto Suikastıyla Derinleşen Kriz

    Selim Fuat, Ocak 2008

    Kısa bir süre önce, “seçimlere kadar geçecek sürede Pakistan’da sular durulacağa benzemiyor. Bir yandan Navaz Şerif diğer yandan İslamcı örgütler ‘ittifak’ arabasının yoluna taş koymak için ellerinden geleni yapacaklar gibi görünüyor. Zaten emperyalist paylaşım kavgasının kızıştığı koşullarda bu bölgede kalıcı bir sükûnet beklemek abes olurdu” değerlendirmesinde bulunmuştuk. Benazir Butto’nun öldürülmesiyle Pakistan’da var olan siyasal kriz ortamı daha da derinleşti.

    Kapitalizmin Bataklığında Pakistan

    Selim Fuat, Ekim 2007

    Emperyalist müdahalelerin ve bunlara bağlı olarak egemen sınıf içerisindeki çatışmaların yarattığı kanlı tabloların hiç de yabancısı olmayan Pakistan, uzunca bir süredir çalkantılı bir politik süreç yaşıyor.

    Mısır İşçi Sınıfı Yeniden Hareketleniyor

    Berdan Güney, Ekim 2007

    Mısır işçi sınıfı, tarihinin en hareketli dönemini yaşıyor. 2006 yılının Aralık ayında başlayan ve etkisi genişleyerek yayılıp Mısır’ı sarsan grev dalgası geçtiğimiz ay tekrar canlandı.

    Venezuela İşçi Hareketinin Sorunları Üzerine

    Ekim 2007

    Aşağıdaki röportajda Chirino’nun söyledikleri, genel hatlarıyla bizim Venezuela’daki sürece ilişkin olarak başından beri yaptığımız analizleri ve uyarıları doğrulayıcı niteliktedir ve içeriden yapılan gözlem ve değerlendirmeler olduğu için anlamlıdır.

    Fransa’da Neler Oluyor?

    Utku Kızılok, Mayıs 2007

    Dünyadaki tüm siyasal gelişmeleri koşullandıran ve belirleyen şey, kapitalizmin içine düştüğü tarihsel bunalım ve bunun bir sonucu olan emperyalist savaştır. Emperyalist çürüme ve siyasal gericilik özellikle emperyalist savaş dönemlerinde daha belirgin bir biçimde açığa çıkıyor. Militaristleşme, anti-demokratik yasaların yürürlüğe konması ve polis devleti uygulamaları bu dönemlerin özgün karakteridir. Bu dönemlerde gericilik burjuva siyasetinin her rengine damgasını basar.

    Uluslararası Siyasetin Eğilimleri ve İşçi Sınıfı

    Utku Kızılok, Ocak 2007

    ABD’nin işlerinin Afganistan’da ve Irak’ta istediği gibi gitmemesi; savaşın yürütülme biçimine ve izlenen taktiklere dair Amerikan burjuvazisi içinde bir “çatlağın” oluşması ve Rumsfeld’in istifa etmesi; ABD’nin Irak’taki durumunu tespit etmek üzere oluşturulan Irak Çalışma Grubu’nun yayınladığı rapordan sonra çekilme tartışmalarının yaşanması, dünya sosyalist hareketinin büyük bir kesimince Amerikan emperyalizminin yenilgisi biçiminde yorumlandı.

    Latin Amerika: Sevinç Fırtınalarının Gölgede Bıraktıkları

    İlkay Meriç, Ocak 2007

    Latin Amerika kıtasında son birkaç yıldır zaman zaman devrimci durumlara varan bir hareketlilik yaşanıyor. 80’li yılların başından bu yana dünya ölçeğinde yaşanan azgın kapitalist saldırı dalgasının işçi ve emekçi kitlelerde yarattığı derin yenilgi psikolojisine ek olarak örgütsüzlüğün getirdiği çaresizlik hissi ve atalet, 2000’li yılların başından bu yana kıta ülkelerinin önemli bir bölümünde artan ölçüde kırılmaya başlamış bulunuyor.

    Çin’de İşçi Hakları

    Kasım 2006

    Yeni yeni uyanmakta olan Çinli işçilerin son yıllarda yoğunlaşan mücadeleleri tüm dünya işçi sınıfı açısından büyük önem taşıyor. Çünkü Çin işçi sınıfı dünya işçi sınıfının en büyük parçası ve dünyanın her yerindeki patronların gözdesi konumunda. Dünyadaki üretimin büyük bir hızla Çin’e kayması nedeniyle Çinli işçilerin mücadelesi tüm dünyadaki işçiler için özel bir önem kazanmaktadır ve bu mücadele yaygın, militan ve etkili bir yükseliş halini aldığı ölçüde tüm dünya işçileri için yeni bir ilham kaynağı olacaktır.

    Hamas ve Hizbullah Anti-Emperyalist mi?

    Utku Kızılok, Ekim 2006

    Anti-emperyalizmi şu ya da bu emperyalist ülkeye yahut o ülkenin politikalarına karşı çıkmak olarak kavrayan dünya sosyalist hareketinin bir bölümü, Irak’ta ve Afganistan’da ABD karşıtlığı üzerinden yükselen direnişi tez zamanda anti-emperyalizm ilan etmişti. Öyle gözüküyor ki, solun anti-emperyalist olarak değerlendirdiklerinin sayısı artmaktadır. Nitekim Hamas, Hizbullah ve genel olarak İslamcı güçler de anti-emperyalist ilan edildiler ve selamlandılar. Onlara göre emperyalizm karşıtı cephe genişliyor ve “ezilen halkların anti-emperyalist cephesi”(!) mümkün hale geliyor. Oysa Hizbullah, Hamas ve genel olarak İslamcı güçlerin sözde emperyalizm karşıtlığı anti-Amerikancılık ya da anti-Batıcılıktan öte bir anlam ifade etmiyor.

    Burjuvazinin Emperyal Hesapları ve Lübnan

    İlkay Meriç, Ekim 2006

    Emperyalist savaşın her geçen gün daha patlamalı bir şekilde yayılmaya başladığı bugünlerde, gerçek komünistlerin en önemli görevlerinden biri de, milliyetçi sahtekarlığa, şovenizme, çeşitli kılıklara bürünen emperyal heveslere karşı amansızca mücadele etmektir. Milliyetçiliğe verilen en ufak bir primin, böylesi tayin edici anlarda kudurgan bir şovenizmi beslemek anlamına geleceği unutulmamalı.

    TC’nin Ortadoğu Politikaları

    Yakın Geçmişten Bir Kesit

    Nazım Yıldırım, 2 Ekim 2006

    Bu tarihsel kesitte hayata geçen politikaların anlattığı gerçek, TC burjuvazisinin kendi çıkarlarını hayata geçirebilmek için emperyalist güçlerin genel planlarına uyumlu davrandığıdır. Bugün de bu durumun özü değişmemiştir. SSCB yıkılmış ancak kapitalizmin genel ekonomik krizinin derinleştiği koşullarda emperyalistler arası paylaşım kavgası kızışmıştır. TC de bu paylaşım kavgasında tarafını netleştirmeye ve bu doğrultuda üzerine düşenleri yerine getirmeye uğraşmaktadır. Lübnan’a asker gönderme ve daha sonra buna benzer konularda ortaya konulacak tavırlar, emperyalistler arasındaki paylaşım kavgasında payına düşeni artırma kaygısının ifadesidir.

    Ortadoğu'ya Barış İşçi İktidarıyla Gelecek!

    İlkay Meriç, Ağustos 2006

    On yıllardır savaşsız, kansız geçecek barış dolu günlere duydukları özlemle yaşayan Filistin halkının ve diğer Ortadoğu halklarının bu özlemlerine kavuşması, burjuvazinin egemenliğindeki bir Ortadoğu'da olanaksızdır. İşte tam da bu nedenledir ki, emperyalist senaryoların sahneye koyulmasında her gün yeni bir aşamayla karşı karşıya kaldığımız Ortadoğu'da, proleter devrim, bugün her zamankinden daha yakıcı ve daha hayati bir ihtiyaç olarak kendini dayatıyor. Ya burjuva önderliklerin egemenliği altında her gün yüzlerce insanın hayatını yitirdiği, sefalet tablosunun gittikçe daha da derinleştiği, kan gölüne dönmüş bir Ortadoğu, ya da işçi ve emekçilerin yürütecekleri devrimci bir mücadeleyle, demokratik temellerde ve gönüllü birlik temelinde kuracakları bir Ortadoğu İşçi ve Emekçi Sovyetleri Federasyonu!

    Tehlikenin Ortasında…

    Elif Çağlı, 28 Mayıs 2006

    Emperyalist savaşın yaygınlaşma tehlikesini küçümseyen, Irak savaşını ABD’de Bush takımının iktidarıyla sınırlı bir “çılgınlık” olarak yorumlayan siyasal yaklaşımlar, dünya proletaryasının devrimci mücadelesini yönetemez ve güçlendiremezler. Savaş cehenneminin alevleri kendilerinden uzakta diye, Üçüncü Dünya Savaşının beklenmeyeceği yolunda görüşler geliştirenler, can yakan gerçeklerden köşe bucak kaçtıklarını sergilemişlerdir. Keza rakip emperyalist güçlerin dünyanın belirli bölgelerini açıkça kana buladığı bir dönemde, bu bölgelerdeki yakıcı gerçekleri ikinci plana atıp, savaş alanından uzak görünen Latin Amerika’nın “sol” rüzgârlarıyla avunmaya çalışmak da düpedüz bir kaçış eğilimidir. Militarizmi, ırkçılığı, gericiliği, faşizm tehdidini yükselten kapitalist sisteme karşı mücadele ulusalcılık çerçevesine hapsedilemeyeceği gibi, proletaryanın devrimci enternasyonal mücadelesi kolaycı ve fırsatçı siyasi yaklaşımlarla, reklâmcı tutumlarla örgütlü güç katına yükseltilemez. Kimse kendini kandırmasın. Emperyalist savaşların yayılma tehlikesini ortadan kaldırmanın da, yeniden paylaşım savaşlarına kalkışan kapitalist güçleri bozguna uğratmanın da yolu bellidir. İşçi sınıfı dünyanın her yerinde, kendisini kandırmayacak ve gerçekler ne denli acıtıcı görünürse görünsün bunları doğru ve net biçimde çözümleyip, enternasyonal ölçekli mücadeleyi ilerletmek amacıyla elini taşın altına sokacak siyasi önderliklere ihtiyaç duyuyor.

    Nâsır’dan Chavez’e Bonapartizm Çeşitlemeleri

    İlkay Meriç, Nisan 2006

    Venezuela’da son yıllarda yaşanan gelişmeler ve özellikle Chavez’in “21. yüzyılın sosyalizmi” diye dile getirdiği sosyalizm söylemi, dünya sosyalist hareketinin ihmal edilemeyecek bir kesiminde yeni bir heyecan dalgasının yükselmesine yol açmış bulunuyor. Emekçi kitlelerin sistemden hoşnutsuzluklarını geleneksel burjuva partileri devre dışı bırakarak açıkça göstermeleri, Venezuela oligarşisinin ve ABD emperyalizminin desteklediği darbe girişimlerini sokaklara dökülüp geri püskürtmeleri ve sonuçta bir devrimci durumun ortaya çıkması, kuşkusuz dünyanın neresinde olursa olsun kendine Marksist diyen herkesi haklı olarak sevindiren ve heyecanlandıran gelişmelerdir. Ne var ki, bugün yaşanan heyecan dalgasının asıl kaynağı kitlelerin inisiyatifiyle doğan devrimci durum yerine, Chavez’in demagojik söylemleri ve popülist politikası olunca işin rengi değişiyor.

    Emperyalist Savaş Devam Ediyor

    Oktay Baran, Nisan 2006

    İçinden geçtiğimiz dönem emperyalist hegemonya kavgası dönemidir. Bu dönem emperyalist savaşlarla karakterize oluyor. Bu nedenle Marksistlerin işçi sınıfına ve emekçilere döne döne açıklaması gereken gerçek şudur: Emperyalist savaşları engellemenin ve durdurmanın tek yolu, kapitalist sistemi ortadan kaldırmaktır. Bu da ancak toplumsal bir devrimle mümkündür. Ve devrimci temellerde örgütlenmiş işçi sınıfı ve emekçilerden başka hiçbir güç böylesi bir devrimi başarıya ulaştıramaz. Kapitalizmi ortadan kaldırmak gibi emperyalist savaşlara da son vermenin, proleter devrim gibi meşakkatli bir yolunun dışında başka bir yolu bulunmuyor.

    Filistin Seçimleri ve Hamas’ın Yükselişi

    Utku Kızılok, Mart 2006

    Gerçekten de karmaşık, iç içe geçmiş pek çok olasılık gündeme gelmiş bulunuyor. Ancak görülen net bir gerçek var: Emperyalist hegemonya kavgasının dengelerinden bir Filistin devleti çıksa da (ki bu Filistin halkının meşru hakkıdır), emperyalistler, halklar arasında kardeşliği, barış ve huzuru sağlamaya muktedir değillerdir. Ezilen yığınlar için gerçek çözüm, ulusal sorun ile toplumsal kurtuluş hedefini birbirine bağlayan bir mücadele perspektifiyle kapitalist düzeni alaşağı etmektir.

    Latin Amerika Sosyalizme mi Gidiyor?

    Oktay Baran, 1 Ocak 2006

    Son yıllarda özellikle Latin Amerika’da sınıf mücadelesi giderek yükseliyor ve buna paralel olarak sosyalizm fikri de belli bir sempati kazanmaya başlıyor. Tüm dünyanın çalkantılar içerisinde olduğu, ekonomik krizin bir türlü aşılamadığı, tüm kapitalist ülkelerde siyasetin temel taşlarının yerlerinden oynamaya başladığı, emperyalist savaşların ve emperyalistler arasındaki hegemonya kavgasının kızıştığı bir dönemde sosyalizm düşüncesinin geniş emekçi kitleler nezdinde belli bir itibar kazanmaya başlaması, ilk bakışta kuşkusuz çok önemli ve sevindirici bir gelişme olarak görünüyor. Ancak, biraz daha yakından bakıldığında, bu sürecin aslında kendi içinde çok ciddi tehlikeleri barındırdığını da görmek zor değil.

    Paris Varoşlarından Gelen Patlama

    13 Kasım 2005

    Fransa’da günlerdir süren isyan dalgası çağımızın patlayıcı karakterini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’nin kapağı Avrupa’ya atınca dünya dertlerinden kurtulacağını sanan her kim varsa Fransa’ya iyi baksın. O “uygar”, o “demokratik” Fransa’da kapitalizmin çirkin dişleri nasıl da sırıtıyor. O refah görüntüsünün altındaki sefalet, o demokrasi görüntüsünün altındaki polis devleti tüm çirkinliğiyle açığa çıkmış durumda. Paris sokaklarında eli silahlı polisler, gözaltına alınan 1500’den fazla kişi, sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı…

    Emperyalist Savaşın ve Toplumsal Çelişkilerin Kıskacındaki Ülke: İran

    Utku Kızılok, 13 Ocak 2007

    İran’daki şeriat devleti bugün 26 yaşında. Uygulanan tüm baskıya rağmen toplumsal çelişkiler keskinleşiyor İran’da; birçok şehirde grevler ve direnişler oluyor. Tüm baskılara ve açık şiddete karşın işçiler, kadınlar ve gençler mevcut rejime karşı mücadeleye girişmekten geri durmuyorlar. Kitleler şeriat rejiminden bıkmış durumdalar. İşsizlik, açlık, yoksulluk katlanılmaz hale geliyor; toplumsal çürüme yayılıyor. Varoşlarda yaşayan kent yoksulu emekçiler çaresizlik içinde kıvranıyorlar. 68 milyon nüfuslu İran’da yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı nüfusun %40’ını geçerken, işsizlik %20’nin üzerinde. İşsizlik gençler arasında hızla yaygınlaşıyor. Diğer taraftan kitleler en sıradan burjuva demokratik haklardan bile mahrum bırakılıyor; kitle eğlencesine dönüştürülen idamlarla emekçi yığınlar açık şiddetle, terörle terbiye edilmeye çalışılıyor.

    İngiliz Demokrasisi?

    Londra'daki Bombalamaların Ardından

    Baran Köksal, 23 Ağustos 2005

    Geçtiğimiz Temmuz ayında Londra’da gerçekleşen bombalama eylemlerinden birkaç gün sonra, tek “suçu” Anglo-Sakson Beyaz Adama benzememek olan bir Brezilyalı emekçi, Charles de Menezes, İngiliz demokrasisinin yaptığı nokta atışı sonucu vahşice öldürüldü. “Yasaların verdiği yetkiye dayanarak” kafasına sıkılan yedi kurşun, burjuva demokrasisinin beşiği Londra’nın güneyini Menezes’in mezarı haline getirdi.

    İran’da Kürt Ayaklanması

    İstanbul'dan bir Marksist Tutum okuru, 20 Ağustos 2005

    Yüzyıllardır boyunduruk altında yaşayan Kürt halkının baskılara karşı mücadelesi sürüyor. Nitekim İran’da Temmuz ayında bir Kürt gencinin öldürülmesiyle gelişen olaylar büyük bir ayaklanmaya dönüştü. Kürt halkı baskı altında yaşamaya devam ettiği sürece bu özgürlük mücadelesinin alevi de sönmeyecek. Toprakları dört parçaya bölünmüş Kürdistan halkı, Türkiye, İran, Suriye ve Irak devletleri tarafından ezilmiş, baskı altına alınmış, yok sayılmış ve hatta yok edilmeye çalışılmıştır. Türkiye topraklarında çıkan ayaklanmalar hunharca bastırıldı ve on binlerce Kürt katledildi. Irak’ta Halepçe katliamında 5000 Kürt çoluk çocuk denmeden kimyasal silahlarla katledilmişti. Sağ kalanlarsa kimyasal silahlardan psikolojik ve fiziksel olarak ciddi şekilde etkilendi. Suriye’de 225 bin Kürdün vatandaşlık hakkı bile yok! Yani insan olarak bile kabul edilmiyorlar. Oy kullanma, mülk edinme hakları bulunmuyor.

    Latin Amerika Bolşevik Önderliğini Arıyor

    İlkay Meriç, Temmuz 2005

    Proleter devrim deneylerinin yaşandığı Latin Amerika, yapılan tüm yanlışlardan, tüm eksikliklerden gerekli derslerin çıkarılması açısından bir tür devrim laboratuvarı işlevini görüyor. Reformist kitlesel işçi partileri sevdasının, aşamalı devrim anlayışının bir ifadesi olarak Kurucu Meclis sloganının, caudilloculuğun (caudillo denen diktatörlerin yönetimi) nelere yol açtığını görmek isteyenler, dönüp Latin Amerika’ya bakabilirler.

    Bolivya Yine Çalkalanıyor

    Zeynep Güneş, 22 Haziran 2005

    Bolivyalı işçi ve köylüler bir buçuk yıllık bir molanın ardından yeniden sokaklara döküldüler. Mayıs ortasından bu yana giderek kabaran bir eylemlilik dalgasının yarattığı basınca dayanamayan devlet başkanı Mesa, selefi Lozada gibi istifa etmek zorunda kaldı. Ateşi tutuşturan kıvılcım, bir buçuk yıl öncekiyle aynıydı: Çokuluslu petrol tekelleriyle yapılan gaz ve petrol anlaşmalarını düzenleyen hidrokarbon (petrol, doğalgaz vs.) yasası.

    Ekvador’da Halk Ayaklanması Lucio Gutierrez’i Devirdi

    Miriam Municio, 22 Mayıs 2005

    Ekvadorlu kitleler, bu mücadelenin ilk raundunu kazandılar. Ancak, amaç yalnızca Lucio Gutierrez’i alaşağı etmek değil, aynı zamanda onun temsil ettiği sisteme son vermekti. Tam da bu nedenle, tüm burjuva siyasetçiler gidene kadar eylemlere devam etmek hayati önem taşıyor. Bu yüzden hareket, burjuvazinin karşısına bağımsız bir programla –yolsuzluklara karışanları ve son günlerdeki ölümlerden sorumlu olanları cezalandırmanın yanı sıra, uyum programlarına, doğal kaynakların özelleştirilmesine, “Köstebek Yasası”na ve işten çıkarmalara karşı çıkılmasını ve kitlelerin mevcut yaşam koşullarının düzeltilmesini içeren bir program– çıkmalıdır.

    Emperyalist Savaşın Yeni Halkası: Kırgızistan

    Akın Erensoy, 3 Nisan 2005

    Dünya basını durmaksızın haber geçiyor ve Kırgızistan’da bir halk “devrimi” yaşandığını duyuruyor. Gürcistan ve Ukrayna’da başlayan sözümona “devrim” Kırgızistan’a ulaşmış! Sırada kimin olduğunu soruyor büyük Amerikan ve Avrupa gazeteleri. ABD emperyalizminin sözcüleri ve tekelci finans-kapitalin elindeki medya, Kırgızistan’daki “Lale Devriminin” ülkeye demokrasi getireceğini vaaz ediyor.

    Irak İşgalinden Yansıyan Bazı Ayrıntılar

    Kemal Erdem, 30 Mart 2005

    Kapitalizm bataklığının bağrında, işçilerin birleşme ve mücadele çabaları, sömürünün, zulmün, baskıların işkencelerin, emperyalist savaşların ve kapitalizmden kaynaklanan daha saymakla bitmeyecek nice kötülüklerin mezarını kazıyor. İçinden geçmekte olduğumuz gericilik döneminin tüm ağırlığına rağmen, sınıfımızın mücadelesi, insanlık onurunu, doğruluğu, adaleti, özgürlüğü, eşitliği, halkların kardeşliğini, yani bir bütün olarak insanlığın kurtuluş umudunu temsil ediyor.

    12
    İçeriği paylaş

    Son yazılar