Kadıköy’de “Ne Ergenekon Ne AKP, Çözüm Demokratik Cumhuriyet” Mitingi

İstanbul’dan bir Marksist Tutum okuru

22 Ekim 2008

19 Eylülde Kadıköy İskele Meydanında, DTP’nin “Ne Ergenekon Ne AKP, Çözüm Demokratik Cumhuriyet” sloganını öne çıkardığı ve çeşitli siyasi parti ve grupların katıldığı bir miting gerçekleştirildi. DTP dışındaki parti ve kurumların mitinge katılımı oldukça zayıftı.

Tepe Nautilus’un önünde toplanmaya başlayan gruplar, kortejler halinde iskele meydanına doğru yürüyüşe geçtiler. Toplanma alanından itibaren başlayan polis tacizi, yürüyüş boyunca da devam etti. Öcalan’ın İmralı Cezaevinde maruz kaldığı saldırıyı sloganlarla protesto eden DTP kitlesi sık sık polisin taciziyle karşılaştı. Polis, Öcalan’ın posterlerinin açılmasını, Kürtlerin siyasal-demokratik taleplerini içeren sloganlar atılmasını ve Kürt halkının geleneksel renkleri olan “sarı, kırmızı, yeşil” renkli flamaların açılmasını müdahale gerekçesi olarak göstererek, daha alana girilmeden mitingi iptal etme tehdidini savurdu.

Miting alanına girilmeden önce rıhtımda panzer ve su sıkma araçlarıyla yolu tıkayan polis, kitleyi durdurdu. DTP kitlesi, polisin bu tutumunu sloganlarla ve yere oturarak protesto etti. Bu sırada megafondan yapılan konuşmalarla polisin yaratmak istediği provokasyona gelinmemesi konusunda uyarılarda bulunuldu.

Mitingin başından itibaren cereyan eden gerginlik miting boyunca da devam etti. Giriş noktalarındaki aramalarda Öcalan’ın resimlerinin yer aldığı gazetelere polis tarafından el konuldu. Alana girildikten sonra kürsüden yapılan açılış konuşmasıyla birlikte toparlanan kitle coşkuyla sloganlarını attı.

Mücadelede yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından Tertip Komitesi adına Dursun Yıldız bir konuşma yaptı. Yıldız, AKP’nin ve Genelkurmay’ın kendi aralarında yarattıkları uzlaşmayı halkların ve emekçilerin taleplerini görmezden gelmek için kurduklarını belirtti. AKP’nin Türkiye’nin en temel sorunlarından biri olan Kürt sorununu orduya havale ederek çözeceğini sandığını söyleyerek, “uzun bir zaman ülke gündemini oluşturan ve belli bir zamandan sonra da uyutmaya alınan Ergenekon davası da yine kirli bir uzlaşma zeminine döndü. Kürt sorunundaki inkâr ve imha siyaseti, yeni dönemde de AKP, Genelkurmay ve Ergenekon uzlaşmasının zemini oldu” dedi. Miting sırasında kitlenin coşkuyla slogan atmasına öfkelenen polis, ses sistemini bir süreliğine kapatarak mitingi sona erdirme tehditleri savurdu. Tertip komitesinin araya girmesinden sonra miting kaldığı yerden devam etti.

DTP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan yaptığı konuşmada, çete, devlet ve Ergenekon’un iç içe girdiğini, devletin kirli kadrolarına dokunulmadığını, AKP’nin Kürtler ve Türkler arasında yaratılan gerilimden yararlanmak istediğini vurguladı. Buldan, “bizim iki talebimiz var. Kimliğimizin anayasal güvence altına alınmasını ve dağlarda olan gerillaların yapılacak yasal düzenlemelerle siyasete katılabilmelerini istiyoruz. Bunun için Öcalan başta olmak üzere tüm tutukluları kapsayan bir genel af çıkarılması gerekir” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından halaylar ve türkülerle devam eden miting Hernepej marşının okunmasıyla sona erdirildi.

Miting sırasında alana yakın bir yerde ellerinde Türk bayraklarıyla bekleyen bir güruh, daha fazla kan isteyen faşist sloganlar atarak gerginlik çıkarmak istedi. Miting bitiminde kitlenin dağılması sırasında kitleye saldırmak için fırsat kollayan çevik kuvvet, Tepe Nautilus yakınlarında biber gazı ve basınçlı suyla bir gruba müdahale etti. Polis saldırısı ara sokaklarda da devam etti.

Miting boyunca “Bijî Bıratiya Gelan!”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği!”, “Kahrolsun MGK, MİT, CIA, Kontrgerilla!”, “Darbeciler Halka Hesap Verecek!”, “Öcalan’sız Dünyayı Başınıza Yıkarız!”, “Sayın Öcalan, Katil Erdoğan!” sloganları sıkça atıldı.

Mitingin öncesinde ve sonrasında yaşananlar, hükümetin Kürt sorunu konusunda geleneksel devlet çizgisini izlediğini bir kez daha ortaya koymuştur. Kürt halkının temsilcileri tarafından yapılan tüm çağrıları duymazlıktan gelen AKP hükümeti, kendi partisinin kapatılma davasında “mazlum” maskesini takarak demokratik haklardan bahsederken, söz konusu olan Kürt halkı ve onun siyasal partisi olunca taktığı maskeyi bir kenara atmaktadır. Burjuva iktidar bloku içerisinde danışıklı dövüş halini almış olan Ergenekon davası konusunda da hangi sınıra kadar gidebileceğini ortaya koymuştur.

Kürt sorunun gerçek çözümü, ancak emekçilerin örgütlenerek mücadeleyi büyütmesiyle sağlanabilecektir.



  • 1 Mayıs 2008’e Dair --- Mayıs 2008
  • Statükoculuk, Liberalizm ve Türk Tipi Burjuva Demokrasisi Üzerine Notlar --- Ocak 2008
  • Enternasyonal Alanda Menşevizmin Yansımaları --- Ocak 2008
  • Paşalar Cumhuriyetinden Burjuva Cumhuriyetine TC’nin Sivilleşme Sancısı --- 27 Temmuz 2007
  • İşçi Sınıfının Mücadelesinde Parlamento ve Seçimler --- Temmuz 2007
  • Savaş Tehdidi Altında Derinleşen Kriz --- 24 Haziran 2007
  • Muhtıra, Küçük-burjuva Solculuğu ve Kemalizm --- Haziran 2007
  • Postal Gölgesinde Devlet Solculuğu --- Mayıs 2007
  • Kürt Sorunu --- Nisan 2007
  • Ülkücü-Faşist Hareketin Tarihi --- Aralık 2006
  • Cezaevleri ve Sınıf Mücadelesi --- Şubat 2007
  • Ecevit Kimdir? --- 15 Kasım 2006
  • Barış Bir Devrim Sorunudur --- 1 Eylül 2006
  • Diyarbakır Aynasında Liberalizmin Acizliği --- 26 Nisan 2006
  • Medeniyetler Çatışması mı, Emperyalist Saldırganlık mı? --- Mart 2006
  • “Kart Kurt”tan Alt Kimliğe --- 1 Ocak 2006
  • 1 Eylül Yaklaşırken: Barış Hayalleri ve Solun Unuttukları --- 1 Ağustos 2005
  • AB Süreci ve Burjuva İktidar Bloku İçindeki Çatışma --- 30 Kasım 2004
  • Özgürlüğün Santimetresi --- 1 Nisan 2005
  • Berlin Duvarının Yıkılmasından 11 Eylül’e --- 16 Aralık 2001

  • Yunanistan: Gençlik İsyanda İşçi Sınıfı Eylemde --- 12 Aralık 2008
  • Obama: Siyahla Aklamak --- Aralık 2008
  • Mustafa: Bir Bardak Suda Koparılan Fırtına --- Aralık 2008
  • Krizlerden Kurtuluşun Yolu Sosyalizmdedir! ---
  • Diller Dağından Emperyalist Paylaşım Alanına --- Kasım 2008
  • Son Yayınlananlar